• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 09 Eylül 2026 00:59

Tahvil piyasası kriz değil normalleşme sürecinde

Tahvil piyasası kriz değil normalleşme sürecinde
Deutsche Bank analizi, tahvil piyasasındaki satışların bir kriz değil, 2010'lu yılların olağanüstü dönemlerinin ardından gelen normalleşme olduğunu ortaya koyuyor. Yükselen faizler, normalleşen ekonomik koşullar ve dirençli küresel ekonomi

Küresel tahvil piyasalarındaki mevcut satış dalgası, borç yüküne dair endişeleri yeniden gündeme getirirken, Deutsche Bank'tan çarpıcı bir analiz paylaşıldı. Banka uzmanları, bu durumun bir "mali kıyamet" senaryosu olmadığını, aksine 2010'lu yılların olağanüstü dönemlerinin ardından sağlıklı bir normalleşme sürecinin göstergesi olduğunu belirtiyor.

Normalleşme sürecinin nedenleri

Merkez bankalarının milyarlarca dolarlık devlet borcunu alıp gösterge faizlerini sıfırın altında tuttuğu dönem sona erdi. Piyasalara yeni giren bir yatırımcı için mevcut getiri oranları çöküşü değil, oldukça makul seviyeleri ifade ediyor. Yüksek kamu borçlanması, merkez bankalarının bilanço küçültme politikaları ve ABD'de beş yılı aşkın süredir devam eden yüksek enflasyon, faiz oranlarını doğal seviyelerine çekiyor.

Ekonomik direnç ve yapay zeka etkisi

Jeopolitik gerilimler ve enerji şoklarına rağmen küresel ekonominin sergilediği direnç, faizlerdeki yükselişi destekleyen bir diğer faktör. ABD'de ikinci çeyrek nominal GSYH büyümesinin yıllık yüzde 6,6'ya ulaşması, pandemi sonrası dönemin dışında 2005'ten bu yana en yüksek performans olarak kayıtlara geçti. Bu büyümede enerji fiyatlarının yanı sıra yapay zeka yatırımlarındaki hareketlilik de önemli rol oynuyor. Şirketlerin artan borçlanma ihtiyacı özel sektör tahvillerini cazip hale getirirken, devlet tahvilleriyle rekabet oluşturuyor.

Yükselen getiriler ve yatırımcı getirisi

Yeni dönemde artan faiz oranları, fiyat dalgalanmalarına karşı yatırımcılar için bir güvence sağlıyor. Düşük faiz döneminin aksine, mevcut getiri seviyeleri olası kayıpları dengeleyebilecek kupon geliri sunuyor. Veriler de bu durumu destekliyor; geçtiğimiz yıl ABD 10 yıllık tahvil getirileri 0,60 puan artarken, Bloomberg ABD Hazine Toplam Getiri Endeksi pozitif kaldı. Ekim 2023'te yüzde 4,99'luk getiri zirvesinden alım yapan bir yatırımcının toplam getirisi yüzde 16'yı aştı. Bu durum, tahvillerin sermaye kazancı odaklı olmaktan çıkıp düzenli kupon geliri sağlayan geleneksel kimliğine geri döndüğünü gösteriyor. Piyasanın son 100 yıllık ortalamalara yakın bir banda yerleştiği, ABD'de yüzde 3, İngiltere'de ise yüzde 4 civarındaki tarihsel ortalama enflasyon göz önüne alındığında anlaşılıyor.