Temiz Siyaset Diyenlerin Kirli İddialarla İmtihanı

Yayınlanma : 01 Aralık 2025 10:20
Düzenleme : 01 Aralık 2025 10:41

Cumhuriyet Halk Partisi’nin üç gün süren 39. Kurultayı sona erdi. Kurultayda Özgür Özel’in anahtar listesi tüm delegelerce kabul edilirken, son gün Parti Meclisi seçimleri heyecanı yaşandı. Seçilemeyen isimlerden biri de Mehmet Alkın Denizaslanı oldu. Ancak Denizaslanının PM’ye girememesinden çok, yaptığı konuşma ve ardında bıraktığı soru işaretleri konuşuldu.


Denizaslanı kürsüde yaptığı açıklamada, Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sert ifadeler kullandı. Bu üslup, CHP örgütü içinde rahatsızlık yarattı. Fakat asıl tartışma, Denizaslanına yönelik yıllardır dillendirilen iddiaların konuşmasının ardından yeniden alevlenmesi oldu.

 

Kamuoyuna Yansıyan İddialar Yeniden Gündemde

 

Denizaslanı hakkında son yıllarda çeşitli iddialar kamuoyunun gündemine taşındı. Bu kapsamda:

 

Uzun süredir herhangi bir iş yapmadığı halde bir büyükşehire bağlı kurumda danışman olarak maaş aldığı,

Belediye tarafından tahsis edildiği öne sürülen bir aracı kullandığı,

Siyasetteki faaliyetlerinin şeffaf olmadığı,

Gelir–gider dengesine ilişkin soru işaretleri bulunduğu,

 

gibi iddialar zaman zaman sosyal medyada ve partililer arasında tartışma konusu oldu.

 

Elbette bu iddiaların tümünün doğruluğu araştırılmalı, belgelere dayalı şekilde kamuoyuna açıklanmalıdır. Ancak asıl dikkat çeken nokta şu: “temiz siyaset” söylemini en yüksek perdeden dillendiren bir isme yönelik bu kadar çok iddianın bulunması ve bu iddiaların parti yönetimince görmezden gelinmesi…

 

“Liyakat” Derken…

 

CHP, yıllardır liyakat ilkesini temel siyasal pozisyonlarından biri olarak savunuyor. Partinin her fırsatta dile getirdiği bu ilke, son kurultayda da en çok vurgulanan başlıklar arasındaydı.

Ancak Denizaslanına dair tartışmalar, şu soruyu yeniden gündeme taşıyor:

 

Liyakatı savunurken, liyakat tartışmalarının merkezindeki kişilere göz yummak hangi siyasal ahlaka sığar?

 

Eğer bir kişi hakkında bu kadar çok iddia konuşuluyorsa, hele ki bu kişi danışmanlık pozisyonunda maaş alan biri ise, partinin bunu araştırmaması, en hafif tabirle siyasi bir zafiyet yaratır.
AK Parti’nin “Bankamatik memurları”, “atıl bürokratları” eleştirilirken, aynı pratiğin CHP içinde görülmesi seçmende güven kaybına yol açar.

 

Temiz Siyaset Sadece Slogan Değildir

 

Siyasetin temizlenmesi, sadece kürsü konuşmalarında dile getirilen sert cümlelerle değil; şeffaflıkla, hesap verilebilirlikle ve liyakat esas alınarak yürütülen kadro politikalarıyla mümkün olur.

Kamuoyuna yansıyan iddialar doğru değildir diyorsanız, açıklarsınız.
Doğruysa gereğini yaparsınız.

Ama her iki durumda da susmak, siyaset kurumuna en büyük zararı verir.

 

Siyasetin Yeni Sınavı

 

CHP, ciddi bir değişim iddiasıyla yola çıktı. Bu iddia, söylemden ibaret olmamalı; kişisel ilişkilerin, fraksiyon kavgalarının, siyasi hesapların gölgesinden çıkarılmalıdır.

Mehmet Alkın Denizaslanı örneği, partinin önündeki en net sınavlardan biridir.
Bu sınav, “temiz siyaset” isteyen milyonlar için test niteliği taşımaktadır.

 

Sonuç olarak:

Temiz siyaset lafla değil, tavırla başlar.
Liyakat ise boş bir slogan değil, bir parti kültürüdür.

  • kutay