Bodrum’da Saldırı, Sessizlik ve Meşrulaştırma

Yayınlanma : 23 Aralık 2025 14:30
Düzenleme : 23 Aralık 2025 14:31

Bodrum FK – Amedspor maçında yaşananlar sadece bir “tribün olayı” değildir. Bu yaşananlar, bir kentin vicdan sınavıdır. Ve ne yazık ki Bodrum bu sınavdan geçememiştir.


 

Bir futbol takımının, Kürt olduğu için, bir kente adım attığında saldırıya uğraması; ardından bu saldırının “doğal” bulunması, “çözüm süreci var, sokakta ne işleri var” gibi ifadelerle meşrulaştırılması kabul edilemez. Bu dil, açıkça ırkçı bir saldırıyı normalleştiren, hatta haklı göstermeye çalışan bir dildir.


 

Daha vahimi ise bu sözlerin bir taraftar grubu başkanının ağzından çıkmasıdır. “Saldırı doğaldı” demek, yalnızca bir görüş beyanı değildir; şiddeti kutsamak, hedef göstermektir.


 

Yönetim Nerede?


 

Bu açıklamalara karşı Bodrumspor FK yönetiminden tek bir cümle dahi gelmemiştir. Ne bir kınama, ne bir açıklama, ne de bir mesafe koyma…


 

Peki neden?


 

Bodrum FK yönetiminde yer alan, kamuoyunda “Kürt iş insanı” kimliğiyle bilinen isimler neden sessiz?

Facebook’ta yan yana fotoğraf vermeyi bilenler, söz konusu Kürt bir futbol takımı saldırıya uğradığında neden yok?


 

Bu sessizlik masum değildir.


 

Kurumlar, Koltuklar ve Çifte Standart


 

Daha da çarpıcı olan şudur:

Kürtler adına faaliyet yürüttüğünü söyleyen bazı kurumların yöneticileri, Bodrum FK yönetiminde yer almaktadır. Yani bugün Amedspor’a yönelik saldırıyı meşrulaştıran yapılarla aynı yönetim masasındadırlar.


 

Sormak gerekiyor:

 

Kürt kimliği, sadece vitrin süsü müdür?

 

Dayak yenirken susup, fotoğraf verirken konuşmak nasıl bir duruştur?

 

Bu saldırıyı izlemekle yetinenler, yarın hangi kardeşlikten söz edecektir?


 

Bu bir suskunluk değil, tercihtir.

 

Kardeşliğe Gölge Düştü

 

Amedspor’a yapılan saldırı, sadece bir takıma değil; kardeşliğe, birlikte yaşama iradesine, sporun birleştirici ruhuna yapılmıştır.

 

Ve bu saldırıyı “doğal” bulan dil, Bodrum’un yıllardır övündüğü hoşgörü kültürüne açıkça ihanet etmiştir.

 

Bu noktada önemli bir ayrımı da yapmak gerekir:

Bodrum’un gerçek emekçileri, demokrasi mücadelesi veren insanları, bu saldırının Bodrumlulukla ve Bodrumspor’la ilgisi olmadığını açıkça ifade etmiştir. Bu, umut verici ve değerlidir.

 

Ancak umut, sessizlikle büyümez.

 

Son Söz

 

Bir şehir, bir futbol takımını koruyamıyorsa;

Bir kent, misafirine güven veremiyorsa;

Bir yönetim, açık bir ırkçı meşrulaştırmaya karşı susuyorsa…

 

Orada sorun tribünde değil, yapının kendisindedir.

 

Bugün Amedspor’a sessiz kalanlar, yarın hangi adaletten, hangi barıştan söz edecek?

 

Bu sorular cevapsız kalırsa, Bodrum sadece bir maçı değil; kendi vicdanını da kaybetmiştir.


 

  • kutay