Aynılaşan Siyaset ve Kaybolan Liyakat

Yayınlanma : 16 Ekim 2025 15:02
Düzenleme : 16 Ekim 2025 15:04

Cumhuriyet Halk Partisi yıllardır iktidarın kadrolaşma, liyakatten uzak atama ve parti içi sadakati öne çıkaran yönetim anlayışını eleştiriyor. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki, eleştirdiği o yöntemler bugün CHP’nin de uygulama biçimine dönüşmüş durumda. Siyaset aynılaştı. Partiler farklı isimlerle anılsa da, benzer reflekslerle yönetiliyor. Ve en tehlikelisi; bu benzeşme, halkın siyasetten uzaklaşmasına neden oluyor.

 

Bir Atama, Bir Soru Zinciri

 

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Kadın Kolları Başkanı ve kısa bir süre öncesine kadar Bodrum Belediyesi Meclis Üyesi olan Umut Anıl Özdoğan, Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi bünyesinde kurulması planlanan Kadın ve Çocuk Politikaları Birimi sorumluluğuna atandı.

İlk bakışta kulağa masum bir görev değişikliği gibi gelebilir. Ancak altını biraz kazıdığınızda karşınıza şu sorular çıkıyor:

  • Bodrum Belediyesi bünyesinde zaten Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü varken neden aynı alanda bir birim daha kuruluyor?

  • Mevcut müdürlük görevini eksik mi yaptı da yeni bir yapı oluşturuluyor?

  • Bu atama hangi liyakat kriterine göre yapıldı?

  • Yoksa siyasal yakınlık, liyakatten bir kez daha üstün mü tutuldu?

  •  

Kurumlar mı Çoğalıyor, Yetkiler mi Paylaşılıyor?

 

Bu yeni birim, Bodrum Belediyesi’nin kurumsal yapısına paralel bir yapılanma anlamına geliyor. Bu da şu soruyu doğuruyor:

“Muğla Büyükşehir, Bodrum Belediyesi’nin yetki alanına dolaylı biçimde müdahale mi ediyor?”

 

Kurumların yetki alanları belirsizleşirken, belediye içinde adeta paralel yapılar oluşuyor. Birimler birbirini tamamlamak yerine, yetki paylaşımı üzerinden sessiz bir çekişme başlıyor. Bu durum hem kaynak israfına yol açıyor hem de kamusal verimliliği ciddi biçimde zedeliyor.

Aynı Hatalar Tekrarlanıyor

Aslında bu filmi daha önce izlemiştik.
Ahmet Aras döneminde Bodrum Belediyesi bünyesinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü varken, bir de Kültür A.Ş. kuruldu.
Sonuç ortada:
Bir yanda faaliyetleri durdurulan bir müdürlük, diğer yanda milyonlarca liralık borç içinde batık bir şirket.
Bu deneyimden ders çıkarılması gerekirken, şimdi aynı mantığın farklı bir versiyonu karşımıza çıkıyor.
Alan farklı, yöntem aynı.

 

Siyasetin Aynılaştığı Nokta

 

Bugün CHP’nin iktidara yönelik eleştirilerinde sıkça kullandığı kelimeler “partizanlık”, “kadrolaşma”, “liyakat eksikliği” ve “kurumsal yozlaşma”ydı. Ancak bu atama, tam da o eleştirilerin karşılığı gibi duruyor.

Bir dönem AK Parti’nin her kademesinde gördüğümüz, “parti içi bağlılık ödüllendirilir” anlayışı, şimdi CHP’nin belediyelerinde de yankı buluyor.


Siyaset bu kadar benzeşmişken, hangi parti farklı olduğuna halkı nasıl ikna edebilir?

 

Kaybeden Kim?

 

Bu tür atamalar belki kısa vadede parti içi dengeleri korur ama uzun vadede en büyük zararı topluma verir. Çünkü liyakat ortadan kalktığında, nitelik kaybolur.
Kurumsal akıl, yerini siyasal sadakate bırakır.
Ve sonunda, yönetim halktan kopar.

 

Sonuç Yerine: Bir Uyarı

 

Bodrum’un kadın ve çocuk politikaları elbette önemlidir, ancak bu politikaların partizan atamalarla değil, yetkin, deneyimli, liyakatli kadrolarla yürütülmesi gerekir.
Yoksa “kadın ve çocuk politikaları” adı altında birim kurmak da, tıpkı Kültür A.Ş. gibi kağıt üzerinde kalacak bir vitrin projesine dönüşür.

 

Artık siyaset benzeşmiştir.
Ve benzeşen siyaset, farklılıklarını değil, hatalarını büyütür.
Kazanan hiçbir zaman halk olmaz.
Kaybeden ise her zaman liyakat olur.

  • kutay