• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 11 Ağustos 2026 06:35
Düzenleme : 11 Ağustos 2026 06:36

Çin'de 20 bin kişi tek binada yaşıyor

Çin'de 20 bin kişi tek binada yaşıyor
Çin'de Regent International Center adlı dev yapıda 20 bin kişi yaşıyor. Başlangıçta otel olarak planlanan bina, günümüzde market, restoran gibi imkanlarla dikey bir şehre dönüştü.

Dünyadaki konut krizi ve artan yaşam maliyetleri, insanların barınma ihtiyaçlarını karşılamak için farklı çözümler aramasına neden oluyor. Çin'in Hangzhou kentindeki Regent International Center, bu duruma örnek teşkil eden devasa bir yapıyı barındırıyor. Dışarıdan sıradan bir gökdelen gibi görünse de, içeride 20 bin kişinin yaşadığı bu bina, adeta kendi içinde izole olmuş bir dikey şehri andırıyor.

Çin\

Tek binada dikey bir şehir deneyimi

Singapur'daki Marina Bay Sands Oteli'nin mimarı Alicia Loo tarafından tasarlanan 206 metre yüksekliğindeki bu yapı, başlangıçta lüks bir otel olarak planlanmıştı. Ancak zamanla konsept değişikliğine uğrayarak 5 binden fazla daireye ev sahipliği yapan devasa bir konut kompleksine dönüştü. Günümüzde küçük bir ilçe nüfusunu barındıran bina, sakinlerinin dışarıya çıkmadan tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği marketler, restoranlar, güzellik salonları ve hatta bir çatı barı gibi olanaklara sahip.

Çin\

Dar alanlar ve düşük kiralar

İçeriyi gezen bir YouTuber, yapının yaşam standartlarının dışarıdan göründüğü kadar çekici olmadığını ortaya koydu. Metrekareyi verimli kullanmak amacıyla büyük dairelerin altı parçaya bölündüğü görüldü. Duvar kağıtlarının soyulduğu ve sadece tek kişinin sığabileceği kadar dar alanların bulunduğu bu odalar, aylık yaklaşık 1.500 RMB (10 bin 755 TL) gibi düşük bir kirayla kiralanabiliyor. Bu durum, özellikle bütçesi kısıtlı öğrenciler ve yalnız yaşayan gençler tarafından yoğun ilgi görmesine yol açıyor. Balkonlu ve manzaralı dairelerin kirası ise 4.000 RMB (28 bin 309 TL) civarında seyrediyor.

Geleceğin kent yaşamına ürpertici bakış

Bu yapıda dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, klostrofobik atmosfer ve kişisel alanın neredeyse tamamen yok olması. Binlerce insanın bir arada yaşadığı bu sistemde, sakinler sürekli izleniyormuş hissine kapıldıklarını belirtiyor. Evden çalışma ve çevrimiçi yaşamın yaygınlaştığı günümüzde, bu dikey şehir pratik bir barınma çözümü olmanın ötesinde, gelecekte insanları bekleyebilecek izole ve klostrofobik kent yaşamının ürpertici bir örneği olarak öne çıkıyor.