• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 04 Kasım 2026 01:52

ABD tahvillerinde getiri farkı 9 yüzde puanı aştı

ABD tahvillerinde getiri farkı 9 yüzde puanı aştı
CCC ve B notlu şirket tahvillerinin getiri farkı 9 yüzde puanı aşarken S&P 500 zirvesinin yaklaşık yüzde 3,5 altında. Geçmiş örnekler, göstergenin tek başına çöküşü öngörmediğini gösteriyor.

ABD’de CCC ve B kredi notlu şirket tahvillerinin getirileri arasındaki fark, 24 Eylül’de 8 yüzde puana çıktıktan sonra 9 yüzde puanın üzerine yükseldi. MarketWatch’un FactSet verileriyle yaptığı inceleme, bu seviyelere daha önce ulaşılan dönemlerde S&P 500’de kayıplar görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak göstergenin yükselişi ile düşüşlerin zamanı ve boyutu her dönemde farklılaştı.

Geçmişte beş dönem belirlendi

Gösterge, geri ödememe riski daha yüksek kabul edilen CCC notlu tahvillerin getirisi ile B notlu tahvillerin getirisi arasındaki farkı yansıtıyor. MarketWatch, bu farkın benzer düzeylere ulaştığı en az beş dönemi 1999, 2000, 2008, 2015 ve 2020 olarak sıraladı. Goldman Sachs Avrupa İşlem Hizmetleri Başkanı Bobby Molavi de müşterilerine ilettiği değerlendirmede, 8 yüzde puanlık farkın ardından borsalarda yaşanan kayıplara işaret etti. 3 Ocak 2000’de S&P 500 zirvesinin yüzde 1 altında bulunuyordu; izleyen dönemde endeks yüzde 17 geriledi. 30 Kasım 2015’te zirvesinin yüzde 2’den biraz fazla altında işlem gören endeksteki sonraki düşüş yüzde 14’e vardı. 1999’da ise gösterge görüldükten sonra endeks yaklaşık üç ay daha yükseldi, ekim ortasında zirvesine kıyasla yüzde 12 değer yitirdi.

2008 ve 2020’de düşüş başladıktan sonra görüldü

2008 küresel finans krizinde fark kritik düzeye çıktığında S&P 500, zirvesinden yüzde 43 düşmüştü; kayıp ilerleyen dönemde yüzde 53’e yükseldi. Kovid-19 salgınının yaşandığı 2020’de gösterge kritik seviyeye ulaştığında endeks zaten yüzde 24 gerilemişti, sonraki kayıp yüzde 27’ye çıktı. Bu iki örnekte sinyal, sert düşüşlerin ardından görüldü. Analiz, S&P 500’ün tarihi zirvesinin yaklaşık yüzde 3,5 altında olduğunu belirtiyor. Geçmiş örnekler tahvil getirileri arasındaki fark ile hisse senedi piyasalarındaki kırılganlık arasında ilişki olabileceğini düşündürse de bu gösterge, tek başına yeni bir borsa çöküşünü kesin biçimde ortaya koymuyor.