Bodrum’da kiralar kontrolden çıkmış durumda.
Bugün Bodrum’da en düşük kira 40 bin liradan başlıyor, 35 bin liraya ev bulmak neredeyse “nimet” sayılıyor. Oysa 2025 yılı için açıklanan asgari ücret 28 bin 770 lira.
Basit bir soru soralım:
Bu insanlar nasıl barınacak?
MUĞLA Planlama Ajansı’nın (MUPA) verileri, tablonun ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor. Bodrum’da yaşayanların yüzde 22’si, gelirinin neredeyse tamamını kiraya veriyor. Yani bu kentte çalışan her beş kişiden biri, daha ayın başında parasını bitirmiş oluyor. Elektrik, su, gıda, ulaşım mı? Onlar zaten borçla dönüyor.
Bodrum’da çalışanlar artık yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyor.
Barınamayan Kentin Çalışanı Olur mu?
Öğretmen, doktor, hemşire, garson, turizm emekçisi…
Bu kenti ayakta tutan insanlar Bodrum’da yaşamıyor, Bodrum’a katlanıyor.
Asgari ücretle çalışan birinin bırakın yaşamayı, kirayı bile ödemesi mümkün değil. Çalışan kesim borçla ayakta duruyor; kredi kartları dolu, icralar kapıda. Bodrum’da artık “ay sonunu getirmek” değil, “ayın ilk haftasını atlatmak” bile başarı sayılıyor.
En Büyük Zam ve Adaletsizlik Kendi Ellerimizle
İşin en acı tarafı şu:
Bodrum’da hayat pahalılığından en çok şikâyet eden kesimlerin başında ev ve mülk sahipleri geliyor. Ancak bu pahalılığın en büyük kaynağını da yine kendileri yaratıyor.
Kira artışları çoktan TEFE–TÜFE sınırlarını aşmış durumda.
Kanun var, sınır var ama uyan yok.
Sonra dönüp “neden hayat pahalı?” diye soruluyor.
Oysa sistemin bu hale gelmesinde herkesin payı var. Bodrum, ekonomik politikalara karşı olduğunu söyleyen kesimlerin yoğun yaşadığı bir kent. Ama söz kiraya gelince, vicdanlar askıya alınıyor.
Bu Sorunu Sadece Hükümet mi Çözecek?
Evet, merkezi yönetimin sorumluluğu büyük.
Ama her sorunun çözümünü Ankara’dan beklemek de artık gerçekçi değil.
Bu kentte sivil inisiyatif devreye girmeden bu kriz aşılmaz.
Peki ne yapılabilir?
-
Bodrum özelinde kira tavanı belirlenebilir.
-
Meslek grupları için erişilebilir konut modelleri geliştirilebilir.
-
Ev sahipleri, mülk sahipleri ve yerel yönetimler ortak bir barınma sözleşmesi etrafında buluşturulabilir.
Bu adımlar atılırsa;
öğretmen barınır,
doktor kaçarak değil isteyerek gelir,
garson çadırda değil evinde yaşar.
Bodrum Yaşanabilir Bir Kent Olacak mı?
Bodrum’u seviyoruz, evet.
Ama sevgi tek başına yetmiyor.
Eğer bu kentte çalışanlar barınamazsa,
Bodrum sadece yazlıkçıların ve boş evlerin kenti olur.
Bugün kiralarla boğulan insanlar, yarın bu kenti terk ettiğinde;
turizm de çöker, hizmet de, sosyal hayat da.
Bodrum’da asgari ücret kiraya yetmiyorsa,
orada ciddi bir adalet sorunu vardır.
Ve bu sorunu görmezden gelmeye artık kimsenin hakkı yok.





