Amerika Birleşik Devletleri'nin California eyaletinde, tamamlanamayan bir kanal projesi, bölgedeki bir kuş cennetinde ciddi bir çevre felaketine neden oldu.
Kanal projesi ve zehirli su akışı
San Joaquin Vadisi'ndeki aşırı tarım sularını okyanusa aktarmak amacıyla başlatılan kanal projesi yarım bırakıldı. Bu durum sonucunda, zehirli atık sular 1971 yılında Kesterson Kuş Sığınağı'ndaki göletlere yönlendirildi. Biyologların tüm itirazlarına rağmen, her yıl milyonlarca metreküp atık su bu göletlere akıtılmaya devam etti. Bölge topraklarında doğal olarak bulunan selenyum, tarımsal sulama faaliyetleriyle çözünerek göletlere taşındı.
Selenium birikimi ve kuşlar üzerindeki etkileri
Suyun buharlaşmasıyla göletlerde biriken ve yoğunluğu artan selenyum, hızla besin zincirine girerek kuşlara ulaştı. Bu çevre felaketinin boyutları 1983 yılında net bir şekilde ortaya çıktı. Sığınakta dünyaya gelen yeni kuşların ve yumurtaların %64'ünde ağır sakatlıklar veya ölümler gözlemlendi. Yumurtalarında normalin 30 katı selenyum tespit edilen yavrular, gözsüz, kanatsız veya bacakları deforme olmuş bir şekilde dünyaya geliyordu.
Kesterson Etkisi ve devam eden riskler
Bilim insanları tarafından "Kesterson Etkisi" olarak adlandırılan bu facianın ardından yetkililer, 1985 yılında sığınağa atık su akışını tamamen durdurdu ve alanın temizlenmesi için çalışmalar başlatıldı. Ancak, topraktaki selenyumun kalıcı yapısı nedeniyle, bölgedeki sulama faaliyetlerinin çevredeki yaban hayatı için risk oluşturmaya devam ettiği belirtiliyor.








