• satrroıad dörüm
DÜNYA
Yayınlanma : 27 Temmuz 2026 08:36

Florida'daki melaleuca ağaçları, çevre felaketine yol açıyor

Florida'daki melaleuca ağaçları, çevre felaketine yol açıyor
Florida'da melaleuca ağaçlarının istilası, çevresel mücadelenin 140 yıldır devam etmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu durumun yaban hayatı ve doğal su akışını olumsuz etkilediğini belirtiyor.

Florida'da 19. yüzyılın sonlarında peyzaj amacıyla Avustralya'dan getirilen Melaleuca kağıt kabuklu ağaç türü, Everglades ekosisteminde yaklaşık 140 yıldır devam eden bir çevresel sorun haline geldi.

140 YILDIR DEVAM EDEN MÜCADELE

Florida Üniversitesi Gıda ve Tarım Bilimleri Enstitüsü (UF/IFAS) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, yürütülen yoğun kontrol çalışmalarına rağmen melaleuca ağaçları 400 bin dönümden fazla alanda varlığını sürdürüyor. Tarihsel kayıtlara göre, bu türün Florida'daki ilk belgelenmiş varlığı 1886 yılına dayanıyor. O tarihten sonra, 1906'dan itibaren ticari kereste ve rüzgar kıran olarak tanıtıldı. 1930'lu yıllarda ise ABD Kara Kuvvetleri Mühendisler Birliği tarafından Okeechobee Gölü setlerini sağlamlaştırmak amacıyla dikilerek tohumları uçaklarla Everglades üzerine dağıtıldı.

YETİŞME KOŞULLARI VE ETKİLERİ

Melaleuca, doğal zararlılarının bulunmadığı Güney Florida’nın sulak ortamına uyum sağlayarak yılda 1 ila 2 metre boy atabiliyor. Yetişkin bir ağaç, yılda 20 milyona kadar tohum üretebiliyor. Yangın, kesim veya soğuk hava gibi dış etkenlerle odunsu kapsülleri açılan bitkinin tohumları rüzgarla yayılarak 10 yıla kadar toprakta canlı kalabiliyor. Bu durum, yerli bitki türlerinin güneş ışığını keserek yaban hayatının besin ve barınma kaynaklarını daraltmasına yol açıyor. Ayrıca, yüksek yağ oranı nedeniyle tepe yangınlarına neden olarak yerleşim yerleri ve ulaşım ağları için risk oluşturuyor. Sürekli artan melaleuca tehdidi karşısında, 1990'lı yılların sonlarından itibaren entegre mücadele başlatıldı. 1993 yılında yaklaşık 500 bin dönümlük alanı kaplayan istilaya karşı biyolojik, mekanik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasıyla önemli sonuçlar elde edildi. Uzmanlar, türün tamamen yok edilmesinin pratik olarak mümkün olmadığını, mevcut çalışmaların tohum baskılama ve yayılım kontrolü odaklı sürdürüldüğünü belirtiyor.