Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon rakamlarının aksine, devletin kendi harcamalarındaki artışlar adeta 'zam fırtınası'nın boyutunu gözler önüne serdi. TÜİK'in yıllık enflasyonu yüzde 31.5 olarak belirttiği bir dönemde, devletin tüketime yönelik harcamaları akıl almaz bir şekilde yüzde 55 arttı.

DEVLETİN FATURALARI DA UÇTU
Yüksek enflasyonun etkileri sadece vatandaşın cebini değil, devletin kasasını da vurdu. Gıda, enerji, akaryakıt ve kira gibi temel gider kalemlerinde yüzde 100'ü aşan artışlar yaşanırken, devletin ödediği faturalar da katlanarak arttı. Özellikle 2025'in ilk iki ayı ile 2026'nın aynı dönemine ait bütçe verileri, devletin de ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu gösteriyor. Kamunun mal ve hizmet alımları bir yılda 40.9 milyar liradan 63.5 milyar liraya yükselerek yüzde 55'lik bir artış kaydetti.
KÖPRÜLER, OTOYOLLAR VE BAKIM MALEİYETLERİ ARTTI
Özel sektör tarafından işletilen köprü ve otoyollara gelen zamlar, vatandaşın yanı sıra devletin de yükünü ağırlaştırdı. Kamu araçları için bu geçiş ücretlerindeki artış yüzde 144'e ulaştı. Kamu binalarının bakım ve onarım giderleri yüzde 115 artarken, taşıt lastik alımları yüzde 75, yedek parça maliyetleri ise yüzde 64 zamlandı. Personel tedavi ve cenaze giderleri dahi iki ayda yüzde 62 artarak 1.1 milyar liraya dayandı. Kira giderleri de ortalama yüzde 59 artışla 2.8 milyardan 4.4 milyara çıktı. Kamu kurumlarının kiralık taşıtlar için ödediği meblağ yüzde 52 artarak 797 milyon liraya ulaştı. Bu durum, devletin de yüksek kira enflasyonundan olumsuz etkilendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.







