Mısır'ın Dakhla Vahası'nda yapılan kazılarda, Bizans İmparatorluğu dönemine ait olağanüstü bir antik kent ortaya çıkarıldı. Ain Al-Sabil bölgesinde bulunan bu yerleşim yeri, kerpiç mimarinin çöl koşullarında nasıl gelişmiş bir toplumsal merkeze dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
KERPİÇTEN YÜKSELEN BİR MEDENİYET
Mısır Yüksek Antik Eserler Konseyi'nin yürüttüğü kazılar, kentin titiz bir şehir planlamasına sahip olduğunu gösteriyor. Geniş caddelerle birbirine bağlanan mahalleler, açık meydanlar ve ortak avlular dikkat çekiyor. Kentin merkezindeki devasa bazilika tarzı kilise, dinin toplumsal yaşamdaki önemini vurgularken, iki gözetleme kulesi ve tahkim edilmiş idari bina, güvenliğe verilen önemi ortaya koyuyor. Arkeologlar, sadece yapıları değil, aynı zamanda fırınlar, mutfaklar ve tahıl öğütme aletleri gibi günlük yaşamı destekleyen unsurları da buldular.
ÇÖLÜN SESİ: ANTİK YAZILAR VE TİCARET AĞLARI
Keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri, Kıpti dili ve Yunanca yazılmış yaklaşık 200 adet yazılı çömlek parçası (ostraka). Bu parçalar, antik dönemin ticari anlaşmalarını, kişisel mektuplarını ve günlük yazışmalarını günümüze taşıyor; adeta dönemin 'SMS'leri gibi işlev görmüşler. Şehrin ticari bağlarını kanıtlayan en önemli buluntu ise Bizans imparatorlarının portrelerini taşıyan bronz ve İmparator II. Constantius dönemine ait som altın sikkeler. Bu buluntular, vahanın Roma/Bizans bürokrasisi ve küresel ticaret rotalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kanıtlıyor. Kazı ve analiz çalışmaları aktif olarak devam ediyor.








