ABD'nin Louisiana eyaletinde, 20 Kasım 1980'de yaşanan olay, insan kaynaklı hataların doğada ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin acı bir kanıtı olarak kayıtlara geçti. Sadece 3 metre derinliğinde sakin bir tatlı su gölü olan Penyer Gölü, hatalı sondaj çalışmaları sonucu oluşan devasa bir girdapla adeta yok oldu, coğrafyası tamamen değişti.
KOORDİNAT HATASI VE FELAKETİN BAŞLANGICI
Bu sıra dışı felaketin temelinde, petrol şirketi Texaco'nun sondaj ekibi ile gölün altındaki Diamond Crystal tuz madeninde çalışan uzmanların farklı koordinat sistemleri kullanması yatıyordu. Yapılan bu kritik hesaplama hatası, kuyu matkabının yeraltındaki tuz madenini koruyan tavanını delmesine neden oldu. Delikten sızan göl suları, tuz kayalarını hızla eriterek maden tavanının çökmesine yol açtı ve göl yüzeyinde devasa bir girdap oluştu.
SAATLER İÇİNDE KAYBOLANLAR VE COĞRARAFİ DEĞİŞİM
Saatler içinde petrol platformu, bir römorkör, 11 mavna ve kıyıdaki ağaçlar ile yapılar, oluşan bu devasa kraterin içine çekilerek yutuldu. Şans eseri, alınan erken tahliye uyarıları sayesinde madenciler ve platform çalışanları yara almadan kurtuldu. Gölün dip kısmındaki çöküntü, bölgenin tüm coğrafyasını ve ekolojisini kökten değiştirdi. Penyer Gölü'nün Meksika Körfezi ile bağlantısı nedeniyle, tatlı su yer altına akarken deniz suyu ters yönde göle dolmaya başladı. Oluşan dev çağlayan, kıtanın en yüksek geçici şelalesini meydana getirirken, birkaç gün içinde rezervuarın derinliği 3 metreden 60 metreye ulaştı. Tatlı suyun yerini tuzlu su almasıyla göldeki türler yok oldu ve yerini deniz canlılarına bıraktı. Can kaybının yaşanmadığı bu büyük kaza sonrasında bölgedeki tuz madenciliği tamamen durduruldu ve tuzlu suya dönüşen göl, günümüzde turistlerin ve balıkçıların ziyaret ettiği farklı bir alana evrildi.







