Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye ekonomisine yönelik büyüme beklentilerini önemli ölçüde aşağı çekti. Banka, 2026 yılı için daha önce yüzde 4 olarak öngördüğü büyüme oranını yüzde 3.5'e, 2027 yılı için ise yüzde 4.5'ten yüzde 4'e indirdiğini açıkladı.
EKONOMİK BASKILAR VE ÇATIŞMANIN ETKİLERİ
EBRD'nin Bölgesel Ekonomik Tahminler raporunda bu revizyonun ardında yatan temel nedenler olarak artan enerji maliyetleri, süregelen yüksek enflasyon baskısı ve Ortadoğu'daki çatışma ortamının turizm ile imalat sektörleri üzerindeki olumsuz etkileri gösterildi. Raporda, bölgedeki çatışmaların enerji fiyatlarını yükselttiği, sermaye çıkışlarını hızlandırdığı ve turizm gelirlerini zayıflatarak hem enflasyon hem de cari denge üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtildi. Buna rağmen, Türkiye ekonomisinin mali yapısının güçlülüğü ve dış tamponlarının olası şoklara karşı direncini desteklediği de vurgulandı. Ayrıca, Türkiye'nin de dahil olduğu bazı ülkelerde dolar karşısında yerel para birimlerinin değer kaybetmesinin enflasyonist baskıları tetiklediği ifade edildi.
DEZENFLASYON SÜRECİ VE SİYASİ DALGALANMALAR
EBRD'nin faaliyet gösterdiği coğrafyalardaki genel büyüme tahminleri de düşürüldü; 2026 için yüzde 3.6'dan 3.1'e, 2027 için ise 3.7'den 3.6'ya çekildi. EBRD Başekonomisti Beata Javorcik, Türkiye'deki büyüme zayıflığının ana nedenlerinden birinin dezenflasyon süreci olduğunu dile getirdi. Javorcik, "Dezenflasyonun maliyetli olduğu ve ekonomiyi yavaşlattığı biliniyor. Fakat bununla mücadele edilmemesinin maliyeti çok daha yüksek," diyerek, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e revize etmesine rağmen yetkililerin dezenflasyon kararlılığını sürdürdüğünü belirtti. Siyasi gelişmelere de dikkat çeken Javorcik, siyasi dalgalanmaların bölgedeki çatışmanın ekonomik etkilerine eklenmesinin makroekonomik istikrarı sağlamayı zorlaştırdığını vurguladı.








