ABD Başkanı Donald Trump, borsa ve fiyat düşürme vaatleriyle göreve başlayalı yaklaşık iki yıl oldu. Ancak İran savaşı ve vergi indirimleri, bu vaatlerin etkisini sıfıra indirdi.
Ekonomi yönetimi eleştiriliyor
Trump'ın ekonomi politikaları, ABD halkı için bir felaket haline geldi. Rekor düzeyde kamu borcu, yükselen yakıt fiyatları ve yüksek mortgage oranları, halkı bıktırdı. Yatırımcılar, kamu borçları ve savaşın doları değer kaybettirmesi nedeniyle uzun vadeli borçlanma verimlerinin 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını kaydediyor.
Seçim sonuçları belirsiz
Bu ekonomik durum, Trump'ın oy oranlarını etkileyerek, yüzde 33'e kadar gerilemesine yol açtı. Ekim ayındaki ara seçimler hızla yaklaşırken, Trump, mitingde Cumhuriyetçi partisine destek çağrısında bulundu. Ayrıca, eğer seçimi kaybederse Kongre'nin kendisini görevden alabileceği yönünde yorumlar yaptı. Trump, “Ne yapmam gerekiyor ki? Geri dönüp İran’ı biraz daha bombalamalı mıyım?” ifadelerini kullandı. Bu sözler, tabanı ile arasında yaşanan kopukluğu gözler önüne serdi. Cornell Üniversitesi Ekonomi Profesörü Eswar Prasad, Başkan’ın açıklamalarını, “çaresizlik havası” olarak nitelendirerek, bu durumun piyasa duyarlılığını olumsuz etkilediğini belirtti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise, uzun vadeli borç alımlarını artırma programını açıkladı. Ancak piyasa müdahaleleri, tahvil verimlerini düşürmede yetersiz kaldı. Bunun yanı sıra, ABD'de kamu borcu bu hafta 40 trilyon dolarla rekor kırarken, tüketici fiyat enflasyonu da son yılların zirvesinden gerileyerek Temmuz’da yüzde 3,4 seviyesine düştü. Enerji üretimi ise, savaş sürecinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen akışın kesintiye uğramasıyla etkilendi. Sonuç olarak, Trump'ın yönetim politikaları ve savaş stratejisi, halkın refahını tehdit ederken, ara seçimlerin sonuçları belirsizliğini koruyor.








