Küresel piyasalar, devam eden jeopolitik gerilimler, yükselen petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki satış baskısı nedeniyle geçen hafta düşüş eğilimini sürdürdü. Tüm gözler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Jackson Hole'da düzenleyeceği Ekonomi Politikası Sempozyumu'na ve açıklanacak ABD büyüme ile istihdam verilerine çevrildi.
Jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri
Orta Doğu'da yeniden alevlenen jeopolitik tansiyon, petrol fiyatlarını yukarı çekerken enflasyonist baskıların artabileceği endişelerini de beraberinde getirdi. ABD'de enflasyon düşüş eğiliminde olsa da, Hürmüz Boğazı'ndaki arz endişeleri enerji fiyatlarını yükselterek tahvil faizlerinin artmasına neden oldu. Hükümetlerin harcamalarını kontrol altına alamaması ve mali durumlarının kötüleşebileceği kaygıları da tahvil piyasasındaki satışları derinleştirdi. ABD'de Kasım ayındaki ara seçimler de politik riskleri artırarak mali sorunları daha belirgin hale getirebilir.
Tahvil piyasasında tarihi zirveler ve borç rekoru
Bu gelişmelerin etkisiyle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,75'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,34'e çıkarak son yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarını artırma kararı piyasaya kısa süreli bir rahatlama sağlasa da satış baskısı yeniden hakim oldu. Bu arada, ABD'nin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon doları aşarak tarihi bir rekor kırdı. Kovid-19 teşvik paketleri, artan faiz maliyetleri ve vergi indirimleri bu artışta etkili oldu. Nvidia'nın gelecek hafta açıklanacak bilançosu da piyasalar için önemli bir gündem maddesi olacak.








