Bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü iç su kütlesi olan Aral Gölü, Sovyetler döneminde uygulanan yanlış sulama politikalarının sonucu olarak devasa bir tuz çölüne dönüştü.

Küresel iklim krizine katkı
Bu süreç, sadece yerel bir ekolojik trajedi olarak değil, aynı zamanda küresel iklim krizini körükleyen gizli bir karbon kaynağı haline geldi. İspanya’daki İleri Araştırmalar Merkezi'nden araştırmacı Rafael Marcé'ye göre, göller, su altında hapsolmuş organik maddeleri karbon yutağı olarak depolar. Ancak su çekildiğinde, bu karbon serbest kalarak atmosferdeki karbondioksit seviyelerini artırıyor. Marce ve ekibi, Aral Gölü'nde 1960 ile 2022 yılları arasında tam 748 milyon metrik ton karbondioksit salındığını keşfetti.

Karbon kaynağı ve fırsat
Bu durumun, dünya genelindeki benzer göllerde de yaşandığını ve iklim değişikliği ile aşırı su kullanımının bu süreçleri hızlandırdığını vurgulamak gerekiyor. Aral Gölü'nde hala 605 milyon metrik ton karbondioksit bulunuyor. Bu durum, bölgenin potansiyel bir iklim bombası olmasına rağmen, bilim insanları bunu bir fırsata dönüştürmek istiyor. Karbonun yer altında tutulması, ekonomik olarak 18 milyar dolarlık bir potansiyel sunuyor. Rafael Marcé, bu tür programların hayata geçirilmesi durumunda Aral Gölü için bir umut doğabileceğini ifade ediyor.







