• satrroıad dörüm
DÜNYA
Yayınlanma : 21 Temmuz 2026 23:44

43 yıl sonra bile geçerliliğini koruyan Antarktika'nın soğuk rekoru

43 yıl sonra bile geçerliliğini koruyan Antarktika'nın soğuk rekoru
Antarktika'daki Vostok İstasyonu'nda 21 Temmuz 1983'te kaydedilen -89,2 santigrat derece, 43 yıl boyunca en düşük sıcaklık rekoru olarak kalmayı sürdürüyor.

21 Temmuz 1983'te Antarktika'daki Rusya'ya ait Vostok İstasyonu'nda kaydedilen -89,2 santigrat derece, Dünya yüzeyinde doğrudan ölçülen en düşük sıcaklık olarak tarihe geçti.

VOSTOK İSTASYONU'NUN ZOR KOŞULLARI

Karaya yerleştirilen meteorolojik cihazlarla yapılan bu ölçüm, aradan geçen yıllara rağmen uluslararası alanda kabul gören resmi rekor olmayı sürdürüyor. Vostok İstasyonu, deniz seviyesinden 3 bin 488 metre yükseklikte yer alıyor ve en yakın yerleşim alanlarından binlerce kilometre uzakta bulunuyor. Bu durum, istasyonun aşırı kurak iklimi ve uzun kutup geceleri nedeniyle dünyanın en soğuk noktalarından biri olmasını sağlıyor.

KUTUP KISININ ZOR ŞARTLARI

Antarktika platosunda kutup kışı boyunca güneş haftalarca doğmuyor. Neredeyse sıfır nem oranı, sürekli karanlık ve güçlü katabatik rüzgarlar, yüzeyin hızla ısı kaybetmesine neden oluyor. Bu olağanüstü koşullar altında insan yaşamı, özel ekipmanlarla mümkün olabiliyor. Açıkta kalan cilt, saniyeler içinde donma riski taşırken, solunan havanın akciğerlere zarar vermemesi için özel ısıtma sistemleri kullanılıyor. Araştırma ekipleri, dışarıda uzun süre kalabilmek için koruyucu kıyafetler ve ısıtmalı yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyor. Sonraki yıllarda yapılan uydu gözlemleri, Antarktika'nın bazı bölgelerinde teorik olarak daha düşük yüzey sıcaklıkları tespit etti. Ancak bu veriler, doğrudan yer istasyonlarında yapılan ölçümlerle elde edilmediği için resmi rekor olarak kabul edilmiyor. Bu nedenle, Vostok İstasyonu'nda 21 Temmuz 1983'te kaydedilen -89,2 santigrat derece, Dünya yüzeyinde doğrudan ölçülen en düşük sıcaklık unvanını korumaya devam ediyor. Aradan geçen 43 yıla rağmen bu rekor, Antarktika'nın zorlu doğasını gözler önüne sererken, kutup araştırmalarının ve iklim çalışmalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor.