Arnavutluk'un güneyinde, antik Roma kenti Butrint'te bulunan 2000 yıllık bir kuyunun üzerindeki yazıt, bir zamanların güçlü figürü Junia Rufina'yı yeniden gündeme taşıdı. Stiliz edilmiş Grek harfleriyle yazılan ve "Nympha’ların (Su Perilerinin) dostu Junia Rufina." şeklinde okunan bu kısa metin, arkeologları uzun yıllardır meşgul eden bir gizemi aydınlatıyor.

BUTRINT VE JUNIA RUFINA'NIN SIRRI
1930'larda yeniden keşfedilen Butrint, Sezar ve Augustus dönemlerinde yeniden kurulmuş, Bizans ve Osmanlı'ya ev sahipliği yapmış stratejik bir liman kentidir. Özellikle İmparator Hadrian döneminde (M.S. 2. yüzyıl) görkemli bir yapılaşma sürecine girmiş, kentteki doğal su kaynakları anıtsal kamu kuyularına dönüştürülmüştür. İşte bu dönemde inşa edilen ve günümüze ulaşan tonoz yapısı, batı duvarındaki Roma işçiliği ve parapet üzerindeki o gizemli yazıt, yapının Roma dönemine ait olduğunu doğrulamaktadır. Yazıtın en çarpıcı yanı, Junia Rufina'nın kim olduğunu açıklama gereği duymadan sadece adını belirtmesidir. Bu durum, arkeolog Milena Melfi'ye göre Rufina'nın, o dönemin toplumu tarafından adı bilinen, açıklamaya gerek duyulmayacak kadar güçlü bir şahsiyet olduğunu göstermektedir.
GÜÇLÜ BİR KADININ İZLERİ
Dr. Melfi'nin araştırmaları, Junia Rufina'nın olağanüstü bir sosyal statüye ve muazzam bir servete sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Grekçe konuşulan entelektüel çevrelerde rahatça dolaşabilen Rufina, dönemin popüler "evergetizm" geleneğine bağlıydı. Evergetizm, kişisel servetin kamu yararına bağışlanması anlamına geliyordu. Nympha'ların kültüne üye olması ve İskenderiye/Mısır kültürüne sempati duyması da onun entelektüel ve ruhani dünyasına ışık tutuyor. İsim bilimsel ve dönemsel veriler, Rufina'nın Roma'nın Mısır Valisi Marcus Junius Rufus'un kızı ve ünlü şair Julia Balbilla'nın üvey kız kardeşi olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu teori doğruysa, Rufina imparatorun yakın çevresiyle güçlü bağları olan, son derece nüfuzlu bir Roma ailesinin üyesiydi. Hadrian'ın Butrint gezisi sırasında ya imparatorun heyetinde yer alıyor ya da kente gelen heyete ev sahipliği yapıyordu. Junia Rufina'nın hikayesi, antik tarihte kadınların sadece ev içi rollerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda şehirlerin çehresini değiştiren, devasa binaları finanse eden güçlü figürler olduğunu kanıtlıyor. O, Hadrian'ın hayal ettiği "Grek eğitimli ve kozmopolit Roma dünyasının" adeta bir prototipiydi.







