Türkiye, yeni hasat sezonuna hazırlanırken, zeytin üreticileri artan maliyetler, geçen yıldan kalan stoklar ve ABD'nin uyguladığı gümrük vergisi nedeniyle ciddi endişeler taşıyor. Bu faktörler, zeytinin dalda kalma riskini beraberinde getiriyor.
Yüksek maliyetler ve pazar kayıpları
Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker, zeytinyağı üretim maliyetlerinin hala yüksek olduğunu ve sadece mazot ile gübre desteğinin üreticiyi ayakta tutmaya yetmeyeceğini belirtti. Diker, “Maliyetler yüksek olursa zeytin dalında kalır çürür gider” diyerek, ürünün heba olmaması için kilogram başına 50 lira destek talep etti. Üreticinin mevcut maliyetlerle ürününü satamadığını, tüketicinin de yüksek fiyatlar nedeniyle alım gücünün düştüğünü vurgulayan Diker, bu yıl maliyetlerin en az 300 liraya ulaşacağını öngörüyor. Ayrıca, en büyük ihracat pazarı olan ABD'nin yüzde 12.5'lik gümrük vergisi uygulamasının da ürünü pazarlamada zorluk yaratacağını ifade etti.
İşçilik maliyetleri ve rekabet gücü kaybı
Zeytinde hasadın en önemli aşamalarından biri olan işçilik maliyetlerindeki artış da üreticileri zorluyor. Geçen yıl günlük 1.250 lira olan işçilik ücretinin bu yıl 1.500 lirayı aştığını belirten Diker, üreticinin bu maliyeti fiyatlara yansıtmakta güçlük çektiğini söyledi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Uygun da, birçok sektörde olduğu gibi zeytinyağı sektörünün de yüksek maliyetler nedeniyle rekabet gücü kaybı yaşadığını dile getirdi. Uygun, önceki sezonlardan kalan 100-120 bin tonluk stokların bulunduğunu ve bu yıl verimlilikteki artışla maliyetlerde bir miktar düşüş beklendiğini ancak pazar ihtiyacının öne çıktığını belirtti. Uygun, “Bir pazar kaybı olacaksa destek mekanizması bekliyoruz” şeklinde konuştu. Sektörün ihracat rakamlarında da önemli düşüşler yaşandığı ve bu durumun yurt dışı pazarlarda rekabet edilemediğini gösterdiği ifade edildi. Rakamlara göre, 2024 yılı sonu ihracatı 813.5 milyon dolar iken, 2025 yılı sonu zeytinyağı ihracatının 496 milyon dolar olması bekleniyor.









