SAĞLIK
Yayınlanma : 12 Haziran 2026 11:13

Sınav sonrası ilk sözleriniz 'kaç net' olmasın, çocuğunuzu anlayın

Sınav sonrası ilk sözleriniz 'kaç net' olmasın, çocuğunuzu anlayın
Psikiyatrist Dr. Müge Yaşar, sınav kaygısının biyolojik bir kriz olduğunu ve ailelerin bu süreçte sakin kalarak çocuklarına duygusal destek vermesi gerektiğini belirtiyor. Sınav sonrası ilk sorunun 'kaç net' olmaması gerektiğini vurguluyor.

Sınav dönemleri, öğrencilerin akademik başarısının yanı sıra yoğun bir psikolojik mücadele verdiği zamanlardır. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav kaygısının hem öğrenciler hem de aileleri tarafından doğru yönetilmesinin altını çiziyor. Sınav öncesindeki stresin biyolojik temelleri olduğunu hatırlatan Yaşar, sınav sonrası ise gençlerin performans değerlendirmesinden çok anlayışa ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.

sempati mobilya

ERGEN BEYNİ İÇİN HAYATTA KALMA SİMÜLASYONU

Dr. Müge Yaşar, gelişmekte olan ergen beyni için sınav döneminin adeta bir 'hayatta kalma simülasyonu' olduğunu belirtiyor. Stres hormonu kortizolün ve amigdalanın alarma geçtiği bu nörobiyolojik kriz anında, mantık merkezinin devre dışı kaldığını ifade ediyor. Bu nedenle, 'sakin ol' demek veya uzun tavsiyeler sıralamak yerine, ebeveynlerin kendi kaygılarını kontrol altında tutarak eve yansıtmaması gerektiğini söylüyor. Ebeveynlerin sakin, rutini bozmayan ve tutarlı duruşu, gençlere 'sonuç ne olursa olsun burası senin güvenli limanın' mesajını en etkili şekilde verecektir.

KAYGI YETERSİZLİK DEĞİL, BİYOLOJİK YÜKLENMEDİR

Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Dr. Yaşar, gençlerin hissettiği yoğun duyguların yetersizlikten değil, biyolojik sistemin aşırı yüklenmesinden kaynaklandığını açıklıyor. Bu tür anlarda kendilerine kızmak yerine derin nefeslerle fiziksel tepkiyi yönetmek gerektiğini tavsiye ediyor. Sınav sonrasında ise öğrencilerin yoğun zihinsel yorgunluk yaşadığını ve bu durumun doğru okunması gerektiğini vurguluyor. Sınav kapısından çıkan bir gence kaç net yaptığını sormak, travmatik alarm durumunu uzatmaktan başka işe yaramaz. Gençler o an bir eğitim koçu değil, yargısız ve şefkatli bir sığınak arar.

SONUÇTAN ÇOK EMEĞE ODAKLANMAK GEREKİR

Sonuçların açıklanmasını beklerken yaşanan belirsizlik sürecinin de öğrenciler için ayrı bir psikolojik yük olduğunu belirten Dr. Yaşar, ailelerin çocuklarını günlük yaşamın olağan akışına geri döndürmeleri için destek olması gerektiğini vurguluyor. Ailelerin, yüksek puanları kutlamakla birlikte, asıl görülmesi gerekenin aylar boyunca gösterilen dirayet ve stres karşısında vazgeçmeme iradesi olduğunu hatırlatıyor. Sonuç ne olursa olsun, hayatın tek bir sınavla belirlenemeyecek kadar uzun bir yol olduğunu ve asıl dayanıklılığın düşüp sonra birbirine tutunarak yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu ifade ediyor.