SAĞLIK
Yayınlanma : 17 Mayıs 2026 03:41

Sessiz tehlike tuz: Günlük 5 gram limitini aşmak hayati risk taşıyor

Sessiz tehlike tuz: Günlük 5 gram limitini aşmak hayati risk taşıyor
Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, günlük 5 gramı aşan tuz tüketiminin hipertansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. İşlenmiş gıdalardaki gizli tuza dikkat çeken uzman, kaya tuzunun da zar

Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, artan sağlık sorunlarının temelinde yatan günlük tuz tüketimi konusunda çarpıcı uyarılarda bulundu. 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası vesilesiyle açıklamalarda bulunan Dr. Timuçin, mutfakların vazgeçilmez unsuru gibi görünen tuzun, aslında sağlık üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu vurguladı.

sempati mobilya

TUZUN GİZLİ TEHLİKESİ VE SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Dr. Timuçin, vücudun sıvı dengesini, kan basıncını, asit-baz dengesini ve sinir-kas fonksiyonlarını düzenlemede tuzun kritik bir rolü olduğunu belirtmekle birlikte, günlük tüketim limitinin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme tatlı kaşığını aşmaması gerektiğini kesin bir dille ifade etti. Aşırı tuz tüketiminin doğrudan hipertansiyon, vücutta ödem oluşumu, inme, kalp ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten uzman, bu durumun özellikle böbrek hastaları için süreci daha da kötüleştirebileceğini sözlerine ekledi. Kalp sağlığı açısından da büyük risk oluşturan fazla tuzun, kalbin daha fazla efor sarf etmesine neden olarak zamanla kalp yetmezliğine yol açabileceği de altı çizilen önemli noktalardandı.

ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARDAKİ GİZLİ TUZA DİKKAT

Sofrada tuz kullanımını azaltmanın önemli bir adım olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Timuçin, hastaların tuz okuryazarlığını artırması gerektiğine dikkat çekti. Günlük tuz alımının büyük bir kısmının aslında işlenmiş ve ultra işlenmiş gıdalardaki 'gizli' tuzdan kaynaklandığını belirten uzman, bu ürünler arasında hazır soslar, konserveler, salça, ketçap, salamura ürünler, ekmek ve unlu mamuller, salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleri ile tuzlu peynir ve zeytinlerin başı çektiğini sıraladı. Fast food yerine sebze ve meyve tüketimini teşvik eden Dr. Timuçin, yiyecekleri tatlandırmak için baharatlardan faydalanmanın önemini de vurguladı. Ayrıca, maden suyu ve soda gibi sodyum içeriği yüksek içeceklerin de gözden kaçırılmaması gereken bir tuz kaynağı olduğunu ve bu ürünlerin tüketiminde de dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

KAYA TUZU DA GÜVENLİ DEĞİL: SINIRLAMA ŞART

Son zamanlarda popülerleşen kaya tuzunun zararsız olduğu yönündeki algının bir yanılgı olduğunu ve bilimsel bir karşılığının bulunmadığını belirten Dr. Timuçin, tüm tuzların sodyum ve klorürden oluştuğunu ve kaya tuzunun da ana bileşeninin sodyum olduğunu açıkladı. Kaya tuzunda bulunan minerallerin sağlık üzerinde etkili olamayacak kadar az miktarda olduğunu ve hatta 'plütonyum', 'talyum', 'radyum' gibi riskli maddeler ile kurşun gibi ağır metalleri de az da olsa barındırabildiğini hatırlattı. Kaya tuzunun bir sağlık ürünü olmadığını ve sınırsız tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Timuçin, Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Nefroloji Derneği'nin de net olarak belirttiği gibi, tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük toplam tüketimin 5 gramı aşmaması gerektiğini yineledi. Tuz azaltıldığında ilk başta lezzetsiz gelse de, kısa süre sonra yiyeceklerin gerçek tadının algılanmaya başlandığını ve 3 hafta sonra daha önce normal kabul edilen yiyeceklerin aslında ne kadar tuzlu olduğunun fark edileceğini söyledi. Dünya Tuz Farkındalık Haftası'nın ana mesajının 'Tuzu azalt, ömrüne ömür kat' olduğunu vurguladı.