Salda Gölü kuruyor: Kuraklık mı, kötü yönetim mi?

Salda Gölü'ndeki su kaybının yalnızca kuraklıktan değil, akarsular üzerine yapılan barajlar ve kötü su yönetiminden kaynaklandığı belirtildi. Uzmanlar, bütünsel bir yaklaşımla su yönetimi yapılmazsa göllerin kaybedileceği uyarısında bulunuy
Ünlü Salda Gölü'nde su seviyesindeki düşüş dikkat çekerken, uzmanlar sorunun sadece kuraklıktan kaynaklanmadığını, kötü su yönetiminin de önemli bir payı olduğunu belirtiyor.

GÖLDEKİ SU KAYBI GÖRÜNÜR HALDE
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Salda Gölü'nün eşsiz beyaz kumsalları ve masmavi sularıyla Anadolu'nun incisi olduğunu hatırlattı. Gölün oluşumunda etkili olan ve yaşamın geçmişine dair önemli bilgiler taşıyan stromatolitlerin, aynı zamanda sahillerdeki beyaz kumsalların kaynağı olduğunu anlatan Sarı, gölün diğer birçok göl gibi su kaybı yaşadığını ve bu durumun kıyılarda çıplak gözle dahi görülebildiğini vurguladı. Türkiye'nin yarı kurak iklim kuşağında yer alması nedeniyle yağışların ve su debilerinin düzensiz olduğunu belirten Sarı, su yönetiminde uzun vadeli verilerin ve en kurak senaryoların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ASIL SORUN YÖNETİMDE Mİ?
Prof. Dr. Sarı, Anadolu'daki birçok gölde olduğu gibi Salda Gölü'nde de su çekilmesinin temel nedeninin sadece kuraklık olmadığını, daha derinlemesine bakıldığında kötü su yönetiminin yattığını dile getirdi. Gölün beslendiği akarsular üzerine baraj ve göletler inşa edilmesinin, suyun göle ulaşmasını engellediğini söyledi. Sadece yağışlı dönemlerin dikkate alınarak yapılan su yönetiminin, kurak periyotlarda göllerdeki su giderinin gelirden fazla olmasına yol açtığını, bunun da su bütçesini bozarak seviyenin düşmesine neden olduğunu açıkladı. Sarı, iklim değişikliği ve kuraklığın birer gerçeklik olduğunu ancak göllerin çekilmesinden tek başına sorumlu tutulamayacağını belirtti.
BÜTÜNSEL YAKLAŞIM ŞART
Sarı, akarsular üzerindeki barajlar, göletler, su kuyuları ve madencilik faaliyetlerinin su yollarını değiştirmesi, tarımda ise kuraklığa uyum sağlamayan ürün desenlerinin göllerdeki su kaybını hızlandırdığını ifade etti. Uzun vadeli yağış-buharlaşma dengesinin dışına çıkarak su bütçesine yapılan müdahalelerle su döngüsünün bozulduğunu ve göllerin kaybolma riskiyle karşı karşıya kalındığını söyledi. "Kuraklık var ne yapalım" savunmasının sorunun kaynağını gizlediğini belirten Sarı, asıl sorunun suyun yanlış ve kötü yönetilmesinden kaynaklandığını vurguladı. Akarsular, göller ve denizlerin hayatın can damarları olduğunu, bu damarlar tıkandığında sorunların kaçınılmaz olduğunu belirten Sarı, su yönetiminin coğrafi ve iklim şartları dikkate alınarak bütünsel bir yaklaşımla yapılması gerektiğini, aksi takdirde göllerin birer birer kaybedileceğini sözlerine ekledi.
- 02:09Washington'da tarihi müzakere: İsrail ve Lübnan bir araya geldi
- 01:59Liseli öğrenciler, itfaiyeden nefes kesen yangın tatbikatıyla hayata hazırlandı
- 01:49Çad'daki göl, uzaydan muhteşem bir ayna gibi görünüyor
- 01:39Yurt Dışına Çıkanlar Dikkat: SGK Denetimi Emekliliğinizi Tehlikeye Atabilir!
- 01:29Borsada Fenerbahçe etkisi: Yükseliş yüzde 10'a ulaştı




