DÜNYA
Yayınlanma : 20 Haziran 2026 20:51

Ölü Deniz yok oluyor: Haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya

Ölü Deniz yok oluyor: Haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya
Ölü Deniz, insan kaynaklı müdahaleler ve iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Son 50 yılda yüzey alanının üçte birini kaybeden göl, acil bölgesel iş birliği olmadan tarihe karışabilir.

İsrail, Ürdün ve Filistin toprakları arasında yer alan, eşsiz coğrafyasıyla dikkat çeken Ölü Deniz (Lut Gölü), geri dönülmez bir yok oluş sürecine girdi. Yeryüzünün en alçak noktası unvanını taşıyan ve deniz seviyesinden 427 metre aşağıda bulunan bu devasa su kütlesi, son 50 yılda yüzey alanının yaklaşık üçte birini yitirmiş durumda.

sempati mobilya

ÇEKİLEN SU SEVİYESİ FELAKETİ TETİKLİYOR

Yılda ortalama 1,2 metrelik su kaybıyla mücadele eden Ölü Deniz, bir çevre felaketinin eşiğinde. Okyanus sularından on kat daha fazla tuz oranına sahip olmasıyla bilinen ve insanların batmadan üzerinde durabildiği bu eşsiz doğal yapı, günümüzde tuzla kaplı çorak kıyıları ve ürkütücü boyutlardaki obruklarıyla hayatta kalma mücadelesi veriyor.

İNSAN ELİNDEN KAYNAKLANAN KURUMA TEHLİKESİ

Bu dramatik çekilmenin ardında yalnızca küresel iklim değişikliği ve bölgesel kuraklıklar değil, aynı zamanda insan kaynaklı müdahaleler de yatıyor. Ölü Deniz'in ana beslenme kaynağı olan Ürdün Nehri'nin suları; Ürdün, Suriye ve İsrail tarafından inşa edilen barajlar, tarım projeleri ve içme suyu hatları nedeniyle büyük ölçüde kesilmiş durumda. Bu duruma ek olarak, bölgedeki yoğun madencilik faaliyetlerinin aşırı su tüketimi de gölün kurumasına hız kazandırıyor. Suların çekildiği sahil bölgelerinde aniden oluşan devasa obruklar, turistik tesislerin kapanmasına ve yolların ulaşıma kapanmasına neden oluyor. Gölü kurtarmak için yıllardır gündemde olan projeler, bölgedeki siyasi istikrarsızlıklar ve yüksek maliyetler nedeniyle bir türlü hayata geçirilemedi. 2013'te imzalanan ve Kızıldeniz'den Ölü Deniz'e dev bir boru hattıyla su taşınmasını öngören mutabakat bile, maalesef henüz somut bir adıma dönüşmedi. Çevre uzmanları, acil ve kapsamlı bir bölgesel iş birliği olmadan, bu değerli doğal mirasın haritadan tamamen silineceği uyarısında bulunuyor.