Denizlerin derinliklerinde, tarihin tozlu sayfalarında unutulmuş, paslanmaya terk edilmiş binlerce savaş gemisi ve yakıt tankeri, sessizce bekleyen bir ekolojik felaketin habercisi.

ÇÜRÜYEN GÖVDELERDEN SIZAN TEHLİKE
Onlarca yıldır denizin dibinde yatmakta olan bu metal yığınları, zamanın ve suyun aşındırıcı etkisiyle büyük bir tehlike arz ediyor. Bilim insanları, güçlü fırtınaların, sismik hareketlerin veya metalin tamamen çürümesinin tetikleyebileceği zincirleme bir reaksiyonla, bu enkazlardan aynı anda büyük miktarlarda petrol sızabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun, deniz ekosistemleri üzerinde yıllarca sürecek, telafisi güç zararlar bırakacağı öngörülüyor.
MİKONEZYA'DA YAŞANAN KARABASA GÜNDÜZ YAKLAŞTI
Bu potansiyel felaketin ilk somut örneklerinden biri, Büyük Okyanus'taki Mikronezya'da gözlemlendi. II. Dünya Savaşı'ndan kalma bir savaş gemisi enkazından sızan petrol, kıyı şeritlerini kirleterek balıkçılığın durdurulmasına, acil müdahale ekiplerinin bölgeye sevk edilmesine ve yerel yönetimlerin çevre felaketini kontrol altına alma çabalarına yol açtı. Bu olay, benzer durumdaki diğer enkazların gelecekte yaratabileceği tehdidin acı bir göstergesi olarak hafızalara kazındı. Araştırmacılar, Baltık Denizi'nden Pasifik Okyanusu'na kadar uzanan geniş bir coğrafyada, deniz tabanında çürümeye devam eden sayısız savaş gemisi ve yakıt tankerinin bulunduğunu belirtiyor. Bazılarından şimdiden küçük çaplı sızıntıların başladığı ve tahminlere göre bu enkazlarda yaklaşık 23 milyar litre ağır yakıtın bulunduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, enkazların yaşlanmasıyla birlikte petrol sızıntısı ihtimalinin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, en riskli gemilerin öncelikli olarak tespit edilip güvenli bir şekilde boşaltılmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.







