Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve yükselen petrol fiyatları, küresel piyasalarda dalgalanmalara neden olurken, yatırımcıların gözü kulağı ABD'den gelecek ekonomik verilerde.
Tahvil faizlerindeki hareketlilik sürüyor
Dün 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gören ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 5,24 seviyesinde dengelendi. 30 yıllık tahvil faizi ise 2002'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştıktan sonra yüzde 5,56'ya geriledi. 2 yıllık tahvil faizi de dün gördüğü zirvenin ardından yüzde 4,90'a indi. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması ve merkez bankalarının para politikalarını sıkılaştırma beklentileri, tahvil piyasasında satış baskısını körüklüyor. ABD'deki yapay zeka yatırımlarının ekonomiyi canlandıracağı beklentisi de 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişte etkili oluyor.
Fed yetkililerinden şahin mesajlar
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar, faiz artırımı beklentilerini güçlendiriyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyon hedefine ulaşma risklerinin arttığını belirterek, "Enflasyonun hedefe makul bir süre içinde gerilemesini sağlamak amacıyla ilave politika ayarlamalarına ihtiyaç duyulması muhtemel" dedi. New York Fed Başkanı John Williams ise aciliyet olmadığını vurgularken, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesini "ateşle oynamak" olarak nitelendirdi. Bu açıklamalarla dolar endeksi 101,5 seviyesinde seyrederken, altının onsu 4.180 dolardan işlem görüyor. Analistler, bugün açıklanacak ABD büyüme ve çekirdek kişisel tüketim harcamaları verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde Fed'in faiz artırımlarına devam edeceği öngörülerinin daha da güçleneceğini belirtiyor.
Asya ve Avrupa borsalarında karışık seyir
ABD verileri öncesinde temkinli bir seyir izleyen Asya borsalarında karışıklık hakim. Çin, ekonomiyi desteklemek amacıyla yeni politikalar açıklarken, merkez bankası kredi faiz oranlarını düşürdü. Japonya'da ise perakende satışlar ve sanayi üretimi beklentilerin altında kaldı. Avrupa borsaları da jeopolitik gerilimlerin etkisiyle karışık bir seyir izliyor. Avro Bölgesi'nde ekonomik güven ve tüketici güveni gerilerken, Almanya'nın kamu borcu arttı. Fransa borsası ise vergi artışı beklentileri ve siyasi belirsizlik nedeniyle baskı altında. ABD'nin dizel ihracatını yasaklama ihtimali de Avrupa'da risk iştahını azaltıyor. Bu gelişmelerle avro/dolar paritesi Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyeyi gördü.









