Japonya, olası afetlere karşı kıyı şeridini güçlendirmek amacıyla geniş çaplı bir ağaçlandırma projesini sürdürüyor. Bu çalışmaların odak noktalarından biri de 2011'deki yıkıcı deprem ve tsunamiden derinden etkilenen Fukushima eyaletindeki Minamisoma kenti.

Miyawaki yöntemiyle sık ormanlar
Proje, Japon botanikçi Akira Miyawaki'nin geliştirdiği bir yönteme dayanıyor. Bu yöntemde, tek bir tür yerine bölgeye özgü 20'den fazla ağaç ve çalı türü, birbirine yakın aralıklarla dikiliyor. Amaç, zamanla sık, çok katmanlı ve güçlü kök sistemine sahip bir orman oluşturmak. Haziran 2026'daki bir etkinlikte, binin üzerinde gönüllü sahilde 12 binden fazla fidan dikerek bu çabaya katkıda bulundu.
Felaketlerden alınan dersler
Bu tür bir savunma hattı oluşturma fikri, 2011'de Japonya'nın kuzeydoğusunu vuran 9 büyüklüğündeki depremin ardından yaşanan tsunaminin yol açtığı büyük yıkımın ardından güç kazandı. Felakette 19 bin 700'den fazla kişi hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde, Tohoku kıyısındaki bazı Şinto tapınakları çevresinde yüzyıllardır bulunan yoğun "koruyucu ormanların" tsunamiye karşı ayakta kaldığı gözlemlendi. Bu yoğun ormanlara sahip tapınaklardan sadece ikisinin zarar görmesi, kıyılarda benzer orman kuşakları oluşturma fikrini tetikledi.
Doğal savunma hattı genişliyor
Kıyı ormanlarının temel görevi dev tsunamileri tamamen durdurmak değil. Uzmanlar, bu ormanların dalgaların enerjisini ve hızını azaltabildiğini, ayrıca sürüklenen enkazın iç kesimlere ilerlemesini sınırlayabildiğini belirtiyor. Bu nedenle, bazı bölgelerde beton deniz duvarlarının arkasına kurulan ağaç kuşakları, kıyı ile yerleşim alanları arasında ek bir doğal savunma hattı oluşturuyor. Japonya, tsunami riski taşıyan kıyılarında bu doğal savunma hattını genişletmek için çalışmalarına devam ediyor.







