DÜNYA
Yayınlanma : 08 Mayıs 2026 03:43

Domates ve patatesin gizemli akrabası sonunda çözüldü: Tam 20 metre boyunda!

Domates ve patatesin gizemli akrabası sonunda çözüldü: Tam 20 metre boyunda!
20 yıldır sınıflandırılamayan 20 metre boyundaki dev ağacın genetik analizlerle domates ve patatesin akrabası olduğu belirlendi. Nesli tehlike altındaki tür, koruma altına alınıyor.

Yirmi yıldır botanik dünyasında kimliği belirsiz kalan, 'incertae sedis' yani 'yerinde belirsiz' olarak sınıflandırılan devasa bir ağaç, nihayet bilimsel bir tanımlamaya kavuştu. Son teknoloji genetik analizler sayesinde, yaklaşık 20 metre uzunluğa ulaşabilen bu bitkinin sır perdesi aralandı. The Times of India'da yayımlanan araştırmaya göre, bilim insanları yaklaşık 300 geni inceleyerek bu bitkinin evrimsel kökenini aydınlattı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, bu devasa ağacın, hepimizin bildiği domates, patates ve hatta biber gibi sebzelerin de dahil olduğu Solanaceae (Patlıcangiller) familyasına ait olduğu ve bu ailenin diğer üyeleriyle 'kardeş' bir soy hattını temsil ettiği ortaya çıktı.

sempati mobilya

Domates ve patatesin gizemli akrabası sonunda çözüldü: Tam 20 metre boyunda! 1

EVRİMSEL TABLONUN KAYIP PARÇASI KEŞFEDİLDİ

Genetik veriler, 'Daturodendron' olarak adlandırılan bu türün, modern patlıcangillerin atalarından miras kalan antik özelliklerini günümüze kadar koruduğunu gösteriyor. Bu keşfin, dünya genelinde tarım için büyük önem taşıyan bitki türlerinin evrimsel gelişimindeki bilinmezlikleri gidermede kritik bir rol oynayacağı belirtiliyor. Üstelik, bu bitkinin, Solanaceae familyasına özgü ve tıbbi açıdan değerli olan 'alkaloid' adı verilen kimyasal bileşikleri de ürettiği tespit edildi. Bu durum, bitkinin sadece evrimsel değil, aynı zamanda biyokimyasal açıdan da ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

NESLİ TEHLİKEDE OLAN AĞAÇ KORUMA ALTINA ALINIYOR

Bu eşsiz ağaç türü, doğada yalnızca Kolombiya ve Peru'nun yüksek rakımlı dağlık ormanlarında, 1300 ila 2100 metre yükseklikler arasında görülüyor. Bilim insanları, popülasyonun son derece sınırlı olduğunu ve çevresel tehditlere karşı oldukça savunmasız kaldığını vurguluyor. Bu nedenle, türün geleceğini güvence altına almak adına, bu ağaçların bulunduğu habitatların acilen koruma alanı ilan edilmesi planlanıyor. Bu adım, hem biyoçeşitliliğin korunması hem de gelecekteki bilimsel araştırmalar için bu nadide türün varlığını sürdürmesi açısından büyük önem taşıyor.