Kuzeydoğu Atlantik Okyanusu'nun 4 bin 700 metre derinliğinde yapılan araştırmalar, insanlığın yarım asır önce denize bıraktığı radyoaktif atıkların boyutunu gözler önüne serdi. İnsanlı denizaltı Nautilus ile gerçekleştirilen 20 dalışta, 20. yüzyıldan kalma 200 binden fazla nükleer atık varilinin ağır şekilde paslandığı, parçalandığı ve çevreye radyoaktif madde yaydığı tespit edildi.
Metal yığınları ve sızıntı
Yaklaşık 5 kilometre derinliğe inen 30 kişilik uzman ekip, okyanus tabanına dağılmış ve çürümeye yüz tutmuş metal varillerle karşılaştı. Araştırmacılar, varillerden sızan maddelerin dip çamuruna karıştığını belgeledi ve bölgedeki radyoaktif seviyelerin normal değerlerin çok üzerine çıktığını kaydetti. Hassas cihazlarla yapılan ölçümlerde, atıkların belirteci Kobalt-60 ve Niyobyum-94 izotoplarının yanı sıra Sezyum-137 ve Amerikyum-241 gibi maddeler tespit edildi. Geçmişte uygulanan atık yöntemleri, düşük seviyeli nükleer atıkların metal variller içinde denize karışmasını öngörüyordu. Bölgedeki 200 binden fazla varilden 46 binden fazlası 1967-1969 yılları arasında Fransa tarafından okyanusa bırakılmıştı.
Ekolojik etki belirsizliği
Derin deniz tabanında dikkat çeken bir diğer durum, çürüyen varillerin etrafını saran ve onları birer yaşam alanı olarak kullanan deniz canlılarıydı. Anemonlar, süngerler ve yengeçlerin bu metal yığınlarının çevresinde yoğunlaşması, bu canlıların radyoaktif maddeleri bünyelerine alıp almadığı sorusunu gündeme getirdi. Bilim insanları, tortu, su ve canlı örneklerini laboratuvarda incelemek üzere yüzeye çıkardı. Sızıntının ekolojik boyutu, radyoaktif maddelerin ne kadar uzağa yayıldığı ve deniz canlılarına geçip geçmediği, aylarca sürecek detaylı analizler sonucunda netlik kazanacak.








