Plymouth Üniversitesi'nden araştırmacılar, deniz tabanındaki borularla birlikte tesisleri birbirine bağlayan hortum ve kablolarda kullanılan plastikleri inceledi.

Plastik miktarı dikkat çekici
Araştırmalara göre, Birleşik Krallık kıta sahanlığındaki bu altyapıda yaklaşık 220 bin ton plastik yer almakta. Bunun yaklaşık 121 bin tonunun günümüzde deniz tabanında bulunduğu tahmin ediliyor. Araştırmacılar, yalnızca bu hesaplamalarla sınırlı kalmayıp, Shetland Adaları açıklarındaki Brent petrol sahasında 22 yıl boyunca deniz tabanında kalan boru ve bağlantı parçalarından örnekler de aldı. İncelemelerde, deniz suyuna maruz kalmış plastik yüzeylerde çatlaklar ve parçalanmalar gözlemlendi.
Mikroplastik tehlikesi artıyor
Deniz tabanındaki kumun sürtünmesi ve akıntılar, plastik kaplamaların zamanla küçük parçalara ayrılmasına yol açıyor. Betonla korunan bölgelerin ise açıkta kalan bölgelere göre daha az aşındığı belirlendi. Araştırmacıların oluşturduğu modellere göre, eski petrol ve gaz altyapısından her yıl yaklaşık 4,5 ile 500 ton arasında mikroplastik denize karışabiliyor. Birleşik Krallık'taki plastik içeren altyapının yaklaşık yüzde 55'inin denizde kalabileceği belirtilirken, ABD'de kullanım dışı bırakılan boru hatlarının yüzde 97'sinin deniz tabanında bırakıldığına dikkat çekiliyor. Araştırmacılar, mikroplastiklerin deniz canlıları için ek risk oluşturabileceğini vurguluyor. Çalışmanın sonuçları Journal of Hazardous Materials dergisinde yayımlandı ve ekip, petrol ve gaz tesislerinin sökülmesine karar verilirken denizde bırakılan plastik miktarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.







