Bizonlar, insan faaliyetleri ve aşırı avcılık sebebiyle bir asırdan fazla bir süre önce bölgeden yok olmuştu. Ancak yeniden yerleştirme çalışmaları sonucunda önce 3, ardından 44 bizon bölgeye getirildi ve toplamda 47 bireyle yeniden doğaya kazandırıldı.

Bizonların toprak üzerindeki etkileri
Bizonların en önemli etkilerinden biri, toprak üzerinde doğrudan gözlemlenebilir hale geldi. Büyük gövdeleri ve güçlü toynakları sayesinde arazide hareket ettiklerinde oluşturdukları küçük çukurlar, yağmur suyunun toprakta tutulmasına yardımcı oluyor. Bu durum, suyun hızla akıp gitmesindense toprağa sızarak bitkilerin beslenmesini sağlıyor.
Ekosistemin yeniden canlanması
Bizonlar, yaşlı ve kuru otları otlayarak yeni bitkilerin büyümesine olanak tanıyor. Ayrıca, hareketleri sırasında tüylerine ve ayaklarına takılan tohumları da farklı bölgelere taşıyarak bitki örtüsünün yayılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra, bıraktıkları gübreler toprağa organik madde ve besin kazandırarak, böcekler ve diğer küçük canlıların çoğalmasına yardımcı oluyor. Bu özellikleri, bizonları “ekosistem mühendisleri” olarak tanımlamaktadır. Bölgeye uyum sağlayan sürüde, 8 yavrunun dünyaya gelmesi de projenin önemli bir gelişmesi oldu. Cuatrociénegas'ta uzun yıllar sonra yeni bir bizon nesli büyümeye başladı. Bizonların otlaması, toprak hareketliliği ve besin döngüsüne katkılarıyla daha çeşitli bir bitki örtüsü oluşması hedefleniyor. Bu değişimlerin, bölgedeki besin zincirinin farklı halkalarına fayda sağlaması bekleniyor. Koruma alanındaki fotokapanlarla puma, vaşak ve pekari gibi diğer hayvanların da görüntülenmesi, bölgedeki doğal yaşamın çeşitliliğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bizonların bulunduğu alanlarla bulunmadığı bölgeleri karşılaştırarak ekosistemde meydana gelen değişimleri uzun vadede gözlemlemeye devam edecekler.







