Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin önemli bir destek sunduğu 'Project Posidonia' kapsamında, Bodrum Yarımadası ve Gökova Körfezi'nin eşsiz su altı ekosistemi mercek altına alındı. Deniz çayırlarının ve bu hassas yaşam alanlarının korunmasına yönelik yürütülen bilimsel çalışmalar, bölgenin biyoçeşitliliğini anlamak ve gelecek nesillere aktarmak adına kritik bir önem taşıyor.

DENİZ TABANININ GİZEMLİ YAPISI ÇÖZÜLÜYOR
Ekomiras Derneği ve Fransız deniz araştırma kuruluşu Andromde Océanologie'nin iş birliğiyle, Türk Gatemarine firmasının da desteğiyle devam eden bu kapsamlı proje, araştırma gemileriyle yürütülüyor. Bodrum'un masmavi sularında, gelişmiş sonar sistemleri kullanılarak kıyılar, adalar ve gizemli koylar taranıyor. Bu sayede deniz tabanının yapısı titizlikle haritalandırılırken, özellikle Akdeniz ekosisteminin temel taşlarından olan Posidonia Oceanica (deniz çayırı) alanları da detaylı bir şekilde kayıt altına alınıyor. Elde edilen bu zengin veriler, bölgenin su altı yaşamının korunması ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi için paha biçilmez bir kaynak niteliği taşıyor.

ÇAYIRLARIN GERİLEMESİ ENDİŞE VERİCİ BOYUTTA
Çalışmaların odak noktalarından biri de Akyarlar ile Kos Adası arasındaki sağlıklı deniz çayırı alanlarının belgelenmesi oldu. Gökova Körfezi'nde ise deniz çayırlarının yanı sıra bentik yaşam alanları ve su altı kültürel mirası da bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor. Ancak, Ekomiras Derneği Kurucusu ve Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp'in vurguladığı gibi, Kuzey Bodrum'da gözlemlenen durum endişe verici. Deniz çayırlarının sınırlarının 35 metreden 15 metreye gerilemiş olması, insan baskısının bıraktığı derin izleri somut olarak gözler önüne seriyor. Bu veriler, gelecekte ilan edilecek deniz koruma alanları, çapa yasak bölgeleri ve çevresel etki değerlendirme süreçleri için doğrudan kullanılabilecek bir karar destek belgesi niteliğinde.

BİLİMSEL VERİLERLE DENİZLERİMİZİ KORUYORUZ
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Kıyı Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras, denizlerin korunmasının gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu belirtiyor. Muğla'nın eşsiz kıyıları ve denizel biyoçeşitliliğiyle öne çıktığını hatırlatan Aras, bu zenginliği korumanın yolunun bilimsel veriler ışığında hareket etmekten geçtiğini vurguluyor. Project Posidonia gibi projelere verdikleri desteğin, denizlerin mevcut durumunu ortaya koyarken gelecekteki koruma adımlarına da rehberlik edeceğini ifade eden Aras, deniz çayırlarının sadece deniz canlılarının yaşam alanı değil, aynı zamanda iklim kriziyle mücadelede önemli birer karbon yutucu olduğunu da sözlerine ekliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin, denizleri koruyan, sürdürülebilir denizciliği destekleyen ve doğal mirası gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen çalışmalara destek vermeyi sürdüreceği belirtildi.







