• ceylan hafriyat
ÇEVRE
Yayınlanma : 26 Ocak 2026 14:36

Marmara Denizi'nde mucize: Pina popülasyonu artıyor, müsilajsız gelecek için umut ışığı!

Marmara Denizi'nde mucize: Pina popülasyonu artıyor, müsilajsız gelecek için umut ışığı!
Marmara Denizi'nde pina popülasyonunda artış gözlemlenirken, uzmanlar bu durumun müsilajsız bir gelecek için umut verdiğini belirtiyor. Pinaların ve deniz çayırlarının korunması için acil bilinçlendirme çalışmaları yapılması isteniyor.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'ndeki deniz çayırları ve pinaların giderek artan önemine dikkat çekerek, "Pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli." ifadelerini kullandı.

teknik yapı

Marmara'da Pina Sayısında Gözle Görülür Artış

Prof. Dr. Sarı, bu yıl Marmara Denizi'nde yavru pina sayısında belirgin bir artış yaşandığını belirtti. Kirlilik, deniz suyu sıcaklığındaki artış, yanlış kıyı yönetimi ve bilinçsiz avcılık gibi olumsuzluklara rağmen Marmara Denizi'nin ve pinanın dirençli kaldığını vurguladı. Saatte 6 litre suyu filtreleyerek temizleme özelliğine sahip olan Akdeniz'in endemik türü pinanın, müsilaj sorunuyla mücadele eden Marmara için bir umut kaynağı olduğunu dile getiren Sarı, İstanbul Tuzla kıyılarındaki dalışında sağlıklı pinayla karşılaşmasının kendisini çok sevindirdiğini anlattı.

Pinaların Korunması İçin Bilinçlendirme Şart

Yoğun kentleşme, sanayi faaliyetleri, kirlilik ve kıyı dolguları nedeniyle Marmara'nın kuzey kıyılarında sınırlı alanlarda varlığını sürdürebilen pinanın, Tuzla Yelken Kulübü kıyılarındaki sağlıklı popülasyonlarından biriyle karşılaşmanın umutlarını artırdığını belirten Sarı, "İstanbul’un en yoğun endüstriyel alanlarından birinin kıyılarında böyle sağlıklı ve güçlü bir popülasyonun varlığı umudumuzu artırdı." dedi. 2016-2019 yılları arasında yaşanan bir hastalık nedeniyle Akdeniz'deki popülasyonunun büyük kısmının yok olmasına rağmen, pinanın Marmara'da hayatta kalmayı başardığını söyledi. Sarı, kirlilik, kıyı dolguları, tekne çapaları ve iklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış gibi tehditler altında olan pinayı korumak için azami gayret gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Pinalar hakkında yeterli bilgiye sahip olunmadığını belirten Sarı, "Bilmek, tanımak korumanın temeli. Marmara Denizi çevresindeki okullarda pinaları anlatmalı, sahil ve plajlara panolar koyarak bilgilendirmeyi artırmalıyız." çağrısında bulundu.

Deniz Çayırları ve Pina: Marmara İçin Can Damarı

Prof. Dr. Sarı, İzmit Körfezi girişinde, kıyı dolgularından kurtulabilmiş küçük bir alanda da hem deniz çayırı hem de oldukça yoğun bir pina popülasyonuyla karşılaştıklarını, neredeyse her metrekarede 3-4 pina bulunduğunu aktardı. Son yıllarda İzmit Körfezi'nde yapılan temizlik çalışmalarının tüm körfeze yayılmasıyla deniz çayırlarının da geri gelebileceği umudunu taşıdığını belirtti. Müsilajsız bir Marmara için umut bağlanan pina ve en önemli yaşam alanı olan deniz çayırlarının korunması gerektiğini vurgulayan Sarı, 1 metrekaresi günde 10 litreden fazla oksijen üreten deniz çayırlarının, yavru balıklar, pinalar ve diğer deniz canlıları için barınma, beslenme ve üreme alanı olduğunu hatırlattı. Deniz çayırlarının tropik ormanlardan kat kat fazla karbon tuttuğunu, suyu berraklaştırdığını ve kıyısal erozyonu önlediğini belirten Sarı, dünyada her saat 2 futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırının yok olduğunu, bu nedenle çayırların korunmasıyla iklim değişikliğinin etkilerine karşı kıyı tahribinin azaltılabileceğini söyledi.