Geçmişte Avrupa ülkeleri tarafından, "zararsız bir çözüm" olarak adlandırılan dev nükleer atıklar, Atlas Okyanusu'nun derinliklerine atılmıştı. Bilim insanları, son teknolojiye sahip su altı araçlarıyla bu devasa atık mezarlığını yeniden keşfetti.
Radyoaktif varillerin durumu endişe verici
Araştırmalar sırasında, 3 bin ila 5 bin metre derinlikte bulunan 150 bin tonu aşkın radyoaktif varilin zamanla içten içe çürüyerek çevreye sızıntı yapmaya başladığı belirlendi. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) bünyesindeki NODSSUM projesi kapsamında yapılan taramalarda, binlerce varilin konumu detaylı bir şekilde haritalandırıldı. Metal muhafazaların tuzlu suyun etkisiyle aşındığı ve içindeki tehlikeli maddelerin deniz tabanına yayıldığı gözlemlendi.
Deniz canlıları tehlikede
Araştırma sırasında dikkat çeken bir diğer detay ise bu radyoaktif varillerin, okyanus canlıları tarafından sığınak olarak kullanılmasıydı. Süngerler, deniz şakayıkları ve yengeç türleri, sızıntı yapan varillerin üzerinde yaşam alanları oluşturmuş durumda. Bu durum, zehirli maddelerin besin zincirine karışma ihtimalini gündeme getirdi. Geçmişte, "geniş deniz sularında erir gider" düşüncesiyle unutturulmaya çalışılan bu nükleer mezarlık, insanlığın doğaya bıraktığı tehlikenin bir göstergesi olarak varlığını sürdürüyor.









