Antik Mısır'da şok keşif: Lanetli tanrının hayvanları binlerce yıllık mezarda bulundu

Mısır'da Tell Kom Aziza'da yapılan kazılarda, lanetli tanrı Seth ile ilişkilendirilen yaban domuzlarının binlerce yıllık mezarlarda bulunması arkeoloji dünyasını şaşırttı. Bu keşif, Antik Mısır'daki insan-hayvan ilişkilerine dair bilgileri
Antik Mısır denildiğinde akla ilk gelen görkemli firavun mezarları, altın varaklı lahitler ve özenle mumyalanmış kediler veya şahinlerdir. Ancak Mısır'ın Nil Deltası'nda yürütülen son kazılar, arkeoloji dünyasını şaşkınlığa uğratan, binlerce yıllık ezberleri bozan bir gizemi gün yüzüne çıkardı.

GİZEMLİ YABAN DOMUZU GÖMÜLERİ
Beheira Valiliği'ndeki Tell Kom Aziza arkeolojik alanında, Yüksek Antik Eserler Konseyi gözetiminde çalışan bir Mısır arkeoloji ekibi, yüzeyde bir Greko-Romen mezarlığı keşfetti. Ancak kazmayı biraz daha derine vurduklarında, mezarlığın hemen altındaki katmanda hiç beklenmedik bir manzarayla karşılaştılar: Özenle gömülmüş gizemli yaban domuzları. Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamaya göre, Tell Kom Aziza tam anlamıyla bir tarihi zaman tüneli niteliği taşıyor. Alanın toprak katmanları incelendiğinde, bu bölgenin binlerce yıl boyunca insanlar tarafından tekrar tekrar kullanıldığı anlaşıldı. Mezarlık, sırasıyla Eski Krallık, Yeni Krallık, Geç Dönem ve son olarak Greko-Romen dönemlerinde adeta üst üste inşa edilmiş yerleşim katmanlarının üzerinde yükseliyor. Arkeologlar üst katmanda çeşitli gömme ritüelleri tespit ederken, asıl sürpriz alt katmanlardaki tarih öncesi izlerde saklıydı.
KÖKTEN DEĞİŞEN İNSAN-HAYVAN İLİŞKİSİ
Bilimsel adı Sus scrofa olan yaban domuzlarının bu şekilde gömülmesi, Antik Mısır cenaze geleneklerinde neredeyse hiç görülmemiş, son derece nadir bir durumdur. Çünkü domuzlar, Mısır inancında kötülüğün ve fırtınanın lanetli tanrısı Seth ile bağdaştırılır ve ciddi olumsuz çağrışımlar taşır. Bu sıradışı yaban domuzu gömüleri, tarihçilerin insan-hayvan ilişkilerine bakış açısını kökten değiştirebilir. Yetkililer, bu domuzların dini ya da resmi bir cenaze töreninden ziyade, o dönem bölgede yürütülen ekonomik ve evsel faaliyetlerin bir parçası olarak gömülmüş olabileceğini düşünüyor. Ancak araştırmacılar, kesin bir hükme varmadan önce laboratuvarda çok daha fazla analiz yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
YAŞAM SİRLERİ GÜNYÜZÜNE ÇIKIYOR
Tell Kom Aziza sadece gizemli mezarlarıyla değil, Antik Mısır'da sıradan halkın günlük yaşamına dair sunduğu muazzam kanıtlarla da dikkat çekiyor. Kazılarda şu ana kadar seramik ve taş kaplar, ekmek pişirme kalıpları ve fırınlar, dev depolama küpleri ve taş aletler, büyük miktarda balık, kuş ve memeli hayvan kalıntıları bulundu. Toprağın altındaki evler, yemek hazırlama alanları ve depolama kalıntıları, hemen üzerlerinde yükselen sonraki dönem mezarlarıyla karşılaştırılıyor. Bu sayede bilim insanları, zaman içinde manzaranın nasıl değiştiğini, eski toplulukların ne yiyip ne içtiğini ve ev içi faaliyetlerini nasıl organize ettiğini dev bir yapboz gibi birleştiriyor. Yetkililere göre Tell Kom Aziza, barındırdığı bu çok katmanlı yapısıyla Nil Deltası'nın en umut vadeden arkeolojik alanlarından biri haline gelmiş durumda. Görünen o ki, yaban domuzlarının gizemi çözüldükçe, Antik Mısır halkının saklı kalmış günlük yaşam sırları da bir bir aydınlanacak.
- 18:03Aliağalı minik devler Ege'yi fethetti: 12 madalyayla döndüler!
- 17:53Manisa Büyükşehir Belediyesi, sel felaketinin yaralarını sarıyor
- 17:43Kârlı görünüm aldatıcı: Şirketler sessiz sedasız nakit kriziyle boğuşuyor
- 17:33İzmir'de trafik kazası: Sollama yaparken ağaca çarptı, 4 kişi ağır yaralı
- 17:23Çanakkale'de uyuşturucu baronlarına darbe: 4 tacir hapiste!




