Uzman Uyardı: 40 Yaş Altı Unutkanlık Demans Değil, Stres ve Depresyonun Habercisi Olabilir!

Uzmanlar, 40-55 yaş arası unutkanlıkların çoğunlukla demans değil, depresyon ve anksiyete kaynaklı olduğunu belirtiyor. Nadir durumlarda ise daha ciddi nörolojik hastalıklar akla gelebilir.
Toplumda 'gençlerde unutkanlık arttı' algısı yaygınlaşsa da, Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, 40-55 yaş aralığında unutkanlık şikayetiyle başvuran hastaların büyük çoğunluğunda demans tespit edilmediğini belirtti. Bu yakınmaların en sık depresyon, anksiyete ve post-COVID benzeri tablolardan kaynaklandığını vurgulayan Önal, tanı yöntemlerine erişimin kolaylaşması ve farkındalığın artmasıyla daha fazla vakanın teşhis edildiğini, bunun da 'demans genç yaşlara indi' algısını güçlendirdiğini ifade etti.
UNUTKANLIĞIN KÖKENİ: STRES Mİ, HASTALIK MI?
Prof. Dr. Önal, genç başlangıçlı demansın genellikle 45-64 yaş aralığında görüldüğünü, 45 yaş altının ise 'çok genç başlangıçlı' olarak değerlendirildiğini açıkladı. Yaşlılığın tanımının değişmesiyle birlikte demansın artık sadece Alzheimer hastalığıyla sınırlı olmadığını belirten Önal, 1970'lerde 60 yaşın 'yaşlı' kabul edildiğini, oysa günümüzde 65 yaşın yaşlılığın başlangıcı olarak görüldüğünü söyledi. Genç yaşlarda demansın nadir görüldüğünü, sistematik derlemelerin 30-64 yaş arası prevalansının yaşla birlikte hızla arttığını ancak genç yaşlarda oldukça düşük seyrettiğini gösterdiğini aktardı. Bu nedenle değerlendirmede işlev kaybı, unutkanlığın seyri ve objektif test bulgularının esas alınması gerektiğini vurguladı. Depresyon veya anksiyete ile demansı ayırt etmenin çoğunlukla muayene ile mümkün olduğunu dile getiren Önal, yakınmaların dalgalı seyretmesi, stresle artması, motivasyon, enerji ve uyku bozuklukları ile karakterize olması durumunda depresyon ve/veya anksiyetenin düşünülmesi gerektiğini belirtti. Buna karşın sinsi başlangıçlı, yavaş ama belirgin ilerleyen, yeni bilgileri öğrenmede güçlük, aynı soruların tekrarı ve günlük yaşam işlevlerinde kayıp gibi belirtilerin nörodejeneratif bir süreci akla getirmesi gerektiğini hatırlattı. Genç yaşta 'psödo demans' sanılan tablonun depresyon olabileceği gibi, tam tersi şekilde depresyon veya kişilik değişimi olarak etiketlenen bir demans tablosunun da gözden kaçabileceğini, bu nedenle hasta yakını gözlemleri, nöropsikolojik testler ve beyin MR ile değerlendirmenin önemini vurguladı.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BELİRTİLER VE NADİR DURUMLAR
Unutkanlık şikayeti olan genç bir hastada iş veya okul performansında belirgin düşüş, günlük yaşam işlevlerinde kayıp, nesne adlandıramama, anlam kaybı, dil sorunları, tanıdık yerleri bulamama gibi yönelim bozuklukları ya da dürtüsellik, sosyal uygunsuzluk ve empati kaybı gibi kişilik ve davranış değişiklikleri varsa demans olasılığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Önal, şu önemli noktaları ekledi: "Buna ek olarak yeni başlayan fokal güçsüzlük, denge bozukluğu, epileptik nöbet, hızlı progresyon gibi nörolojik bulguların eşlik ettiği ve haftalar-aylar içinde hızla kötüleşen tablolar deli dana hastalığını akla getirmelidir. Ailede özellikle 60 yaş altında demans öyküsü varsa bu durum ayrıca dikkatle incelenmelidir. Şikayetlerin 4-6 haftayı aşması ve ilerleyici bilişsel bozulma ile işlev kaybının eşlik etmesi halinde acil ve ayrıntılı nörolojik değerlendirme gereklidir."
- 11:14Atatürk’ün meşalesi Antalyalı gençlerin gözlerinde parladı: Fener alayı ve coşkulu konser
- 11:04Konut fiyatları ve kira endeksinde dikkat çeken artışlar yaşandı
- 10:53Denizli, 19 Mayıs'ı Manga'yla taçlandırdı: Fener Alayı'ndan rock şölenine uzanan coşku
- 10:44Bilecik'te gençler doğayla buluştu: Yürüyüş ve anma etkinliği
- 10:34Mavişehir'de Atatürk Ruhu Yeniden Canlandı: Kültür ve Yaşam Alanı Hizmete Açıldı





