• ceylan hafriyat
SAĞLIK
Yayınlanma : 08 Şubat 2026 11:26

Demans yolculuğu parmak izi kadar kişiye özel: Doç. Dr. Uysal'dan önemli açıklamalar

Demans yolculuğu parmak izi kadar kişiye özel: Doç. Dr. Uysal'dan önemli açıklamalar
Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, demansın kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ve sadece hafıza kaybı olmadığını belirtti. Kişiye özel yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, demansın tek tip bir süreç olmadığını vurgulayarak, 'Aynı tanıyı alan iki insanın yaşadığı yolculuk, tıpkı parmak izi gibi birbirinden farklıdır. Hastalığın başlangıcından ilerleme hızına kadar pek çok faktör kişiye özgüdür' açıklamasında bulundu.

teknik yapı

Demansın Farklı Yüzleri ve Kişiye Özgü Seyri

Hasta yakınlarının sıkça dile getirdiği 'Başkasında böyle olmamıştı' şeklindeki kıyaslamalara açıklık getiren Doç. Dr. Uysal, demansın alzaymır, Lewy cisimcikli demans, frontotemporal demans ve vasküler demans gibi farklı hastalıkları kapsayan geniş bir şemsiye kavram olduğunu belirtti. Aynı alzaymır tanısını alan iki kişide bile hastalığın farklı seyredebildiğini anlatan Uysal, 'Bazı hastalarda unutkanlık ön plandayken, bazılarında dil problemleri görülebilir. Erken dönemde öfke, içe kapanma veya şüphecilik gibi davranış değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Bunun temel nedeni hastalığın beynin hangi bölgelerini ve hangi sırayla etkilediğidir' dedi. Genetik yapı, eğitim düzeyi, stres, hipertansiyon ve diyabet gibi faktörlerin hastalığın seyrinde rol oynadığını ve bu durumun 'bilişsel rezerv' kavramıyla açıklandığını ekledi.

Demans Sadece Hafıza Kaybı Değil, Davranışsal Değişiklikleri de İçerir

Toplumda demansın genellikle sadece hafıza kaybıyla ilişkilendirildiğini ancak beynin etkilenen bölgesine göre belirtilerin farklılaştığını aktaran Doç. Dr. Uysal, 'Beynin ön bölgeleri etkilendiğinde kişilik ve davranış değişiklikleri, yan bölgeler etkilendiğinde dil bozuklukları, derin yapılar etkilendiğinde ise halüsinasyonlar görülebilir. Hasta yakınlarının ’Eskiden böyle biri değildi’ tepkisi anlaşılırdır ancak hastalık kişinin karakterini değil, beynini değiştirir. Hastalıkların birbirleriyle kıyaslanması doğru değildir' diye konuştu.

Kişiye Özel Yaklaşım ve Destekleyici Bakım Önemli

Tedavi sürecinde kişiye özel yaklaşımın önemine değinen Doç. Dr. Uysal, bazen en doğru tedavinin ilacı artırmak değil, bakım şeklini değiştirmek veya hasta yakınını desteklemek olduğunu belirtti. Başka hastalarla yapılan kıyaslamaların süreci zorlaştırdığını ifade eden Uysal, 'Bu süreç kişiye özeldir. Hasta yakınları bunu bildiğinde suçluluk duygusu azalır ve beklentiler gerçekçi hale gelir. Hastaya yargılayarak değil, anlayarak yaklaşmak mümkün olur' dedi. Hastaların 'inat' veya 'huysuzluk' gibi görünen davranışlarının ardında genellikle korku ve kontrol kaybı yattığını hatırlatarak, bu alarmı susturmanın yolunun hasta ile tartışmak değil, onun dünyasına yaklaşmak olduğunu vurguladı.