Orta Doğu'daki çatışmalar ve artan enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine dair endişeler, merkez bankalarının sıkı para politikası izleyeceği beklentisini güçlendirerek altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturmuştu. Güvenli liman olarak görülen dolara olan talebin artması da emtia piyasasında, özellikle değerli metaller üzerinde satış baskısı yaratarak yıl sonuna göre altının ons fiyatında %6'dan fazla düşüşe neden olmuştu. Ancak temmuz itibarıyla yükselişe geçen altının onsu, ağustos ayında da bu eğilimini sürdürdü. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasında faiz artışı ihtimalinin zayıflaması, bu yükselişte önemli bir etken oldu. Diğer yandan, jeopolitik riskler nedeniyle artan enerji fiyatları ve devletlerin kamu harcamalarındaki artış tahvil piyasasında satış baskısını yükseltti. Bu duruma karşılık ABD Hazinesi, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını duyurdu. Bu gelişme dolara olan talebi azaltırken, altın başta olmak üzere değerli metallerde kayda değer artışlar görüldü. Bu faktörlerin bir araya gelmesiyle altının ons fiyatı olumlu etkilendi ve dolar endeksindeki düşüş de bu yükselişi destekledi. Temmuz ayında %1 artışla 4 bin 46 dolara ulaşan ons altın, ağustos ayında da üç hafta üst üste yükseliş göstererek %13,83'lük bir artışla 4 bin 603 dolara çıktı. Bu, ons altının nisan ayından bu yana ilk kez üç hafta üst üste yükselerek son üç ayın zirvesine ulaşması anlamına geliyor. Gümüşün onsu da iki aylık düşüş trendini kırarak bu ay %19,6 değer kazanıp 69 dolara yükseldi. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, son üç haftada altın fiyatlarındaki satış baskısının değiştiğini belirtti. Ergezen, bu değişimin temel nedenlerinden birinin piyasadaki iyimserliğin daha fazla fiyatlanmaya başlaması olduğunu vurgulayarak, “Gördüğümüz kadarıyla zaten bir taraftan enflasyon, bir taraftan savaş bir taraftan tahvil faizlerinin yükselişi bir taraftan Fed'in ve merkez bankalarının faiz artırım ihtimalleri, aslında bütün bunlar fiyatlamalara girmişti. Bu da bizi 3 bin 900-4 bin dolar bandına kadar ons altında aşağıya çekmişti. Bundan sonra ise artık daha iyimser fiyatlamalar olmasını zaten bekliyorduk. Geldiğimiz noktada bir toparlanma olduğunu gördük. 4 bin 400'e kadar yükselişler zaten normal karşılanıyordu, buraya kadar yükselişi normal görüyordum,” dedi. Ergezen, 4 bin 400 dolar üzerindeki bir yükselişin ek bir gelişme gerektirdiğini, bunun petrol fiyatlarının düşmesi veya dolar endeksi ve tahvil faizlerinin gerilemesiyle mümkün olacağını belirtti. ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil alımlarını artıracağını açıklamasının piyasa için büyük bir değişim yarattığını ve altının buna olumlu tepki verdiğini ifade eden Ergezen, “Bunun en büyük sebebi de dolar endeksinin yeniden 99 altına gelmesiydi ki uzun zamandan beri üzerinde işlem görüyordu. Tahvil faizlerinde de kısa vadeli geri çekilişler olduğunu gördük,” diye ekledi. Bu gelişmelerin altının bir anda 4 bin 500 doların üzerine çıkmasına yol açtığını ve 4 bin 400 dolar direncinin geçilerek 4 bin 550 dolar seviyesine gelindiğini kaydeden Ergezen, bundan sonraki süreçte ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil alımlarını artıracağı beklentisinin iyimserliği artırdığını söyledi. Japonya Merkez Bankası ile birlikte dolar/yen paritesine müdahale edilmesinin de iyimserliği artıran bir unsur olduğunu belirtti. Ergezen, Çin Merkez Bankası'nın altın alımının yaklaşık %5'lik bir yükselişe etki ettiğini, Hazine Bakanlığı'nın da benzer bir etkiyle ons altını yaklaşık 4 bin 800 dolara taşıyabileceğini öngördü. Ancak bu iyimserliğin kalıcı olması için petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesine yaklaşmadan düşmesi gerektiğini vurgulayan Ergezen, “Yani her ne kadar bu iyimserlik olsa bile petrol fiyatları geri gelmeden, 80 dolar seviyesine doğru yakınlaşmadan piyasadaki iyimserliğin kalıcı olmasını bekleyemeyiz. Şurası da bir gerçek, piyasa burada savaşın sonlanacağını, bir şekilde kalıcı anlaşma yapılacağını ve petrol fiyatlarının düşeceğini fiyatlıyor şu anda. Eğer bunun tersi bir gelişme olursa piyasada yeniden satışların geldiğini görebiliriz. O yüzden takip edilecek nokta bundan sonra petrol fiyatlarıdır,” ifadelerini kullandı.








