• satrroıad dörüm
DÜNYA
Yayınlanma : 27 Haziran 2026 19:06

Utah'taki kuruyan gölün altında devasa tatlı su kaynağı keşfedildi

Utah'taki kuruyan gölün altında devasa tatlı su kaynağı keşfedildi
Utah'taki Büyük Tuz Gölü'nün altında beklenenden çok daha büyük bir tatlı su rezervi keşfedildi. Bu durum çevre için önemli riskler taşıyor.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, ABD’nin Utah eyaletindeki Büyük Tuz Gölü’nün tuzlu yüzeyinin altında, beklenenden çok daha büyük bir yer altı tatlı su sistemi bulunduğunu ortaya koydu.

sempati mobilya

SU REZERVLERİ DERİNLİKTE YATILIYOR

Havadan yapılan jeofizik taramalar, tatlı su rezervinin gölün iç kısımlarına kadar uzandığını gösterdi. Farmington Körfezi'nin kuruyan göl tabanında (playa) ortaya çıkan, 50 ila 100 metre genişliğindeki dairesel kamış tepecikleri, araştırmacıların dikkatini çekti. Utah Üniversitesi jeofizikçileri, yaklaşık 4,5 metre uzunluğundaki frapmit kamışlarının, yer altındaki geçirimsiz katmandan basınçla yukarı sızan tatlı su sayesinde büyüdüğünü tespit etti.

İLERİ TEKNOLOJİ İLE YAPILAN TARIMALAR

Bu bulgu üzerine, bölgede geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Utah Üniversitesi ekibi, Kanadalı bir jeofizik firmasıyla iş birliği yaparak Şubat 2025'te havadan elektromanyetik (AEM) taramalar gerçekleştirdi. Helikoptere asılı özel cihazlarla, Farmington Körfezi ve Antelope Adası genelinde toplam 154 millik bir hat tarandı. Tuzlu su ile tatlı suyun elektrik iletkenliği farkından yararlanarak yapılan ölçümlerde, yüzeydeki 10 metrelik tuzlu tabakanın hemen altında geniş bir tatlı su katmanı saptandı. Araştırma ekibinden hidrolog Prof. Bill Johnson, geleneksel hidrolojik modellere göre Büyük Tuz Gölü gibi kapalı havzalarda yoğun tuzlu suyun tüm tabanı kaplaması, tatlı suyun ise yalnızca dağ kenarlarından göle sızması gerektiğinin varsayıldığını belirtti. Ancak elde edilen veriler, tatlı su kütlesinin gölün merkezine doğru ilerlediğini göstermekte. Göl seviyesinin düşmesiyle birlikte açığa çıkan yaklaşık 800 mil karelik kurumuş göl tabanı, çevre yerleşim yerleri için toksik ağır metaller içeren toz fırtınası riski oluşturuyor.