Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen kritik faktörlerden biri olarak vücut ağırlığı öne çıkıyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Eser Çolak, aşırı kilonun veya aşırı zayıflığın üreme hormonlarının dengesini bozarak yumurtlama ve sperm kalitesi gibi süreçleri olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
KİLO KONTROLÜ ÜREME SAĞLIĞINI NASIL ETKİLİYOR?
Doç. Dr. Çolak, vücut kitle indeksinin üreme sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle kadınlarda fazla kilonun yumurtlama düzensizlikleri gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini belirtti. Tedavi sürecinde yalnızca tıbbi müdahalelerin değil, yaşam tarzı değişikliklerinin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Çolak, kilo kontrolünün hem kadın hem de erkek üreme sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Fazla kilolu hastalarda yeterli ve kaliteli yumurta elde etmenin zorlaşabildiğini, rahim iç tabakasının embriyonun tutunmasına elverişliliğinin de kilodan etkilenebildiğini ekledi. Aşırı zayıf bireylerde ise hormon dengesizlikleri nedeniyle tedaviye verilen yanıtın düşebileceği belirtildi.
GEBELİK SÜRECİNDE KİLONUN ROLÜ
Kilonun sadece tüp bebek tedavi sürecinde değil, gebelik döneminde de önemli riskler taşıdığına değinen Doç. Dr. Eser Çolak, fazla kilolu anne adaylarında gebelik şekeri, hipertansiyon ve erken doğum riskinin artabildiğini söyledi. İdeal kiloya yakın olmanın, hem gebeliğin sağlıklı ilerlemesi hem de anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi. Çolak, tedavi öncesinde sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve uzman desteğiyle kilo kontrolü sağlamanın tedavinin başarısını olumlu yönde etkileyebileceğini belirtti. Küçük kilo kayıplarının bile hormonal dengeyi düzelterek gebelik şansını artırabildiğini vurgulayan uzman, ancak her bireyin farklı olduğunu ve kilo faktörünün yanı sıra yaş, yumurta ve sperm kalitesi gibi pek çok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ekledi. Bu nedenle çiftlerin mutlaka uzman hekim kontrolünde, kişiye özel bir tedavi planı ile sürece başlaması en doğru yaklaşım olarak belirtildi.








