ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'ın Doğu Kanadı'nda hayata geçirmeyi planladığı balo salonu projesinin maliyeti artarken, yeraltına inşa edilecek gizli askeri üsse dair detaylar da gün yüzüne çıkıyor. Başlangıçta özel bağışlarla finanse edileceği açıklanan ve 200 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilen projenin maliyetinin önce 400 milyon dolara, ardından ise yaklaşık yarısı vergi mükelleflerince karşılanmak üzere 600 milyon dolara yükseldiği belirtiliyor.
Yüksek Mahkeme'ye başvurulacak
Bu projenin Kongre onayı gerektirdiğine dair bir federal mahkeme kararının ardından hukuki süreci askıya alınan Trump yönetimi, konuyu Yüksek Mahkeme'ye taşıma hazırlığında. Bununla birlikte, Beyaz Saray kompleksi genelinde bir helikopter pisti, ziyaretçi tarama merkezi ve Gül Bahçesi'nde yapılacak düzenlemeler gibi ek projeler için de en az 300 milyon dolarlık bir harcama öngörülüyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında, Beyaz Saray yerleşkesinin tamamındaki güvenlik güncellemeleri için vergi mükelleflerinden 1 milyar dolar talep edilmiş, ancak bu talep milletvekilleri tarafından kabul görmemişti.
Gizli kompleksin detayları
Ulusal Başkent Planlama Komisyonu'nun planlarına göre, yeraltı kompleksinin yaklaşık 22 bin fit karelik bir alanı kaplaması bekleniyor. Trump'ın nisan ayında yaptığı bir açıklamada, bu yapının altı kat derinliğinde olacağını, İHA korumalı bir çatı, İHA limanı, bomba sığınakları ve tıbbi tesisler içereceğini ifade ettiği aktarıldı. Bu gizli kompleksin, II. Dünya Savaşı sırasında inşa edilen ve geçmişte Başkanlık Acil Operasyon Merkezi (PEOC) olarak kullanılan yapının yerine geçmesi ve modernize edilmesi amaçlanıyor. Bu merkez, 11 Eylül saldırıları sırasında Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice tarafından kullanılmıştı. Tarihi Koruma Ulusal Fonu tarafından açılan davaya göre, tesiste askeri düzeyde havalandırma sistemleri, hastane imkanları ve üst düzey askeri kurulumlar bulunacak. Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle, projenin ABD Başkanı'nın, Beyaz Saray arazisinin ve güvenlik altyapısının korunmasıyla doğrudan ilgili olduğunu belirtti.








