Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik sert eleştirileri ve küçümseyici ifadeleri, siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı. New York Times muhabirlerinin kaleme aldığı ve Trump'ın başkanlık dönemini mercek altına alan bir kitapta yer alan iddialar, iki lider arasındaki gergin ilişkiyi gözler önüne seriyor.
'HERKES SENDEN BIKTI, BİBİ!'
Kitapta yer alan bir telefon görüşmesinde, Trump'ın Netanyahu'ya ABD destekli Gazze ateşkesini kabul etmesi yönünde baskı yaparken kullandığı ifadeler dikkat çekici. Trump'ın, Netanyahu'ya "Herkes senden bıktı, Bibi. Tüm Yahudiler senden bıktı. Bu görüşmedeki iki Yahudi bile senden bıktı" dediği iddia ediliyor. Bu konuşmanın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında ve ABD'nin Gazze'de ateşkes ile yeniden inşa planlarını hızlandırmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleştiği belirtiliyor. İddiaya göre Trump, Netanyahu'ya ABD'nin önerdiği ateşkes planından geri adım atılmasına izin verilmeyeceğini de açıkça ifade etmiş. Trump'ın, "İsrail'in sahip olduğu en iyi dost benim" diyerek Netanyahu'ya destek mesajı verdiği ancak uluslararası baskıya da dikkat çektiği aktarılıyor. Kitaptaki bir diğer çarpıcı iddia ise Trump'ın daha önceki bir dönemde Netanyahu'yu "dolandırıcı" olarak nitelediği yönünde. Bu ifadelerin, iki lider arasındaki ilişkinin zaman zaman ciddi gerilimler içerdiğini gösterdiği öne sürülüyor.
'SEN TAM BİR DELİSİN!'
Axios tarafından aktarılan başka bir telefon görüşmesinde ise Trump'ın, İsrail'in bölgesel politikaları nedeniyle Netanyahu'ya daha da sert tepki gösterdiği iddia ediliyor. Bu görüşmede Trump'ın, "Sen tam bir delisin. Ben olmasaydım hapiste olurdun. Seni kurtarıyorum. Şimdi herkes senden nefret ediyor. Bu olay yüzünden herkes İsrail'den nefret ediyor" şeklinde konuştuğu öne sürülüyor. Bazı anlarda Netanyahu'ya doğrudan "Ne halt ediyorsun?" diye sorduğu da iddialar arasında yer alıyor. Buna karşılık Netanyahu cephesi ise bu gerilimleri reddederek, yaşananları "taktiksel anlaşmazlıklar" olarak değerlendiriyor ve Trump ile ilişkisini "en iyi ailelerde bile görülebilecek türden fikir ayrılıkları" olarak tanımlıyor.








