• satrıda dörüm bayram
EKONOMİ
Yayınlanma : 07 Haziran 2026 14:49

Tapu sahiplerine kötü haber: Yıllardır süren haklar sona eriyor

Tapu sahiplerine kötü haber: Yıllardır süren haklar sona eriyor
Yeni kanun teklifi, 1956 öncesi taşınmazlar için hukuki statü değişikliği öneriyor. Tapu sahipleri, yalnızca geçmiş değer üzerinden talepte bulunabilecekler.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan yeni kanun teklifi, yıllardır devam eden kamulaştırma ve mülkiyet uyuşmazlıklarında köklü değişiklikler yapma niyetinde. Bu düzenleme, kamu kurumlarının üzerindeki dava yükünü azaltmayı hedeflerken, geçmişte yaşanan birçok tapu ihtilafının da son bulmasına zemin hazırlıyor.

sempati mobilya

1956 ÖNCESİ TAŞINMAZLARDA YENİ DÖNEM

Teklifin içeriğine göre, 1956 yılından önce resmi kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış olan, ancak kamu hizmetlerinde kullanılan taşınmazlar için yeni bir hukuki statü oluşturulacak. Yeni Şafak’ın haberine göre, fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş alanlar, geçmişe dönük olarak kamulaştırılmış sayılacak. Bu durum, birçok mülk sahibinin haklarını etkileyebilecek kritik bir adım.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ETKİLERİ

Karayolları, okullar, hastaneler ve karakollar gibi kamu hizmetlerinde kullanılan taşınmazlar, bu yeni düzenlemenin kapsamına dahil edilecek. Bu alanların mülkiyetiyle ilgili geçmişten gelen tartışmaların sona erdirilmesi amaçlanıyor. Ancak, bu değişikliklerin en büyük mağdurları, tapu kayıtlarında taşınmazları hâlâ kendi adlarına veya aile büyükleri adına görünen, fakat uzun yıllardır kamu kurumları tarafından kullanılan arazilere sahip olan vatandaşlar olacak. Ayrıca, tapunun geri verilmesine yönelik başvuruların da yapılamayacağı belirtiliyor. Düzenlemeden etkilenecek olanlar yalnızca geçmiş dönem değerini talep edebilecek. Bu da demek oluyor ki, vatandaşlar sadece taşınmazın kamu hizmetine ayrıldığı tarihteki rayiç bedel üzerinden talepte bulunabilecek. Bu durum, mülk sahipleri için büyük bir kayıptan başka bir şey değil. Ayrıca, hâlâ devam eden davalara ilişkin önemli bir hüküm de bulunmakta; 1963 yılından sonra açılan veya yargı süreci devam eden mülkiyet ve bedel talepli davaların reddedilmesi öngörülüyor. Bu kanun teklifi, birçok vatandaş için büyük bir belirsizlik ve kaygı yaratacak gibi görünüyor.