Deprem bilimci Prof. Dr. Hüsnü Serdar Akyüz, Kayseri'nin geçmişteki sismik aktivitesine vurgu yaparak, bölgedeki fay hatlarının enerji birikimi hakkında mevcut bilgilerin yetersiz kaldığını belirtti.

Geçmişteki büyük sarsıntılar
Prof. Akyüz, şehrin tarihi dokusu ve yapıları göz önüne alındığında, özellikle 1717 ve 1835 yıllarında yaşanan büyük depremlerin önemine dikkat çekti. 1717'deki sarsıntının 5 ila 8 bin arasında can kaybına yol açtığına dair kayıtlar olduğunu ifade eden Akyüz, 1835 depreminde ise 600 ila 1064 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini paylaştı. Bu büyük olayların ardından fayların enerji durumu hakkında net bir resim çizilemediğini sözlerine ekledi.

Bilimsel tahminlerin önemi
Bilimsel veriye dayanmayan tahminlerin bilgi kirliliğine neden olduğunu vurgulayan Prof. Akyüz, “Bilimsel verilerle muhtemel bir depremin büyüklüğünü ve zamanını söyleyebiliriz. Sadece ‘ben böyle tahmin ediyorum’ demekle bir yere varamayız” dedi. Kayseri civarındaki fayların Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fayları kadar aktif olmasa da, geçmişteki depremlerin ayrıntılı incelenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.







