ABD'nin önde gelen petrol şirketlerinin yöneticileri, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapanması durumunda küresel bir akaryakıt krizi yaşanacağına dair daha önce yaptıkları uyarıların haklı çıktığını belirtiyor.
Krizin tetikleyicileri ve mevcut durum
Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapanma senaryosuna karşı alternatif olarak görülen Doğu-Batı boru hattının saldırıya uğraması ve İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'nı kontrol altına alması, durumu daha da kritik hale getirdi. Petrol patronlarına göre, dünya genelindeki ticari akaryakıt stokları altı aydan uzun süredir tükenme noktasında bulunuyor. Savaş ortamı ise ham petrol üretimini imkansız hale getirdi. Bu gelişmeler sonucunda küresel bir petrol krizi artık kapıda değil, krizin resmen başladığı vurgulanıyor. Bu durumun kargo ve petrol endüstrilerini olumsuz etkileyeceği, gıdadan elektroniğe kadar pek çok üründe büyük fiyat artışlarına neden olacağı öngörülüyor.
Sektör liderlerinden uyarılar ve piyasa analizleri
Chevron CEO'su Mike Wirth, enerji konferansında yaptığı açıklamada, fiyat ve arz riskini hafifleten mekanizmaların büyük ölçüde etkisini yitirdiğini ve sistemde yeterli tamponun kalmadığını belirtti. Petrol fiyatlarının geleceğini tahmin etmenin zor olduğunu ifade eden Wirth, durumun düzeleceğine dair bir işaret görmediğini dile getirdi. Sektör danışmanları, İran'daki çözüm görünmeyen çatışma ortamının durumu kontrol dışına çıkardığını belirtiyor. Analistler, Suudi Arabistan'daki boru hattına yönelik saldırıların küresel petrol piyasasından günlük en az 2,5 milyon varili mahsur bıraktığını ve tamirinin aylar süreceğini öngörüyor. Ayrıca, iki pompa istasyonunun tamir edilemez hale gelmesiyle krizin tahmin edilenden daha kötü olduğu ortaya çıktı. İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'ndaki iki adayı daha ele geçirmesiyle boğazın tam Husi kontrolüne geçmesi, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan gemilerinin geçişini engelliyor. Bu durumun, gelecek yıla kadar sürmesi beklenen deniz taşımacılığı krizi ve lojistik gecikmelerle birlikte küresel petrol piyasalarında fiyatların fırlamasına neden olması bekleniyor. Goldman Sachs, bu riskleri göz önünde bulundurarak petrol fiyat öngörüsünü varil başına 5 dolar artırdı. Banka, Brent petrolün Aralık 2026'da 85 dolar, 2027'de ise 80 dolar olacağını tahmin ederken, ABD ham petrolü WTI'ın sırasıyla 80 ve 75 dolar seviyelerinde seyretmesini bekliyor. Deutsche Bank ise Brent petrol için 79 dolarlık bir fiyat öngörüsü paylaşıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verileri de bu artış eğilimini destekleyerek, ağustos ayında Brent petrolün ortalama fiyatının 91 dolara kadar tırmandığını gösteriyor. ABD'nin İran'a uyguladığı ekonomik yaptırımlar ve askeri operasyonlar, İran ekonomisini olumsuz etkilerken, petrol baronları İran halkının acı çekmeye istekli olmasının müzakerelerde avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Pickering Energy Partners kurucusu Dan Pickering, Orta Doğu ve Rusya'daki çatışmalar nedeniyle rafineri kesintilerinin dizel arzını daralttığını ve dizel için kolay bir çözüm bulunmadığını belirtti. Mart ayında ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips CEO'ları, boğazın uzun süreli kapanmasının işlenmiş ürün kıtlığına yol açabileceği konusunda Beyaz Saray'ı uyarmıştı.
Ekonomik etkiler ve Türkiye'ye yansımaları
Petrol fiyatlarındaki artışın, küresel ekonomide domino etkisi yaratacak dev bir zam dalgasını tetikleyeceği belirtiliyor. Günümüzde üretilen hemen her ürünün fabrikalardan market raflarına taşınması nedeniyle nakliye maliyetleri doğrudan artıyor. Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkelerde bu durumun daha hızlı hissedileceği, akaryakıta gelen her zammın çiftçiden fırıncıya kadar her sektörü olumsuz etkileyeceği vurgulanıyor. Sonuç olarak, sofradaki ekmekten giyime, evdeki teknolojik aletlere kadar her şeyin fiyatının zincirleme şekilde artacağı öngörülüyor. Ayrıca, plastik, kimya ve tekstil gibi birçok sektörde petrolün doğrudan hammadde olarak kullanılması, üretim maliyetlerini de katlayacak. Kısacası petrolün değer kazanması, küresel ölçekte alım gücünün erimesi ve günlük yaşamın pahalılaşması anlamına geliyor.








