POLİTİKA
Yayınlanma : 02 Aralık 2025 18:49
Düzenleme : 02 Aralık 2025 18:50

Özdağ: Adalet, iktidarın keyfine göre hatırlayacağı bir kavram değil

Özdağ: Adalet, iktidarın keyfine göre hatırlayacağı bir kavram değil
Milletvekili Selçuk Özdağ, TBMM'de 11. Yargı Paketi'ni eleştirdi. Adalet Bakanı'nın sözlerinin aksine ülkede bir adalet krizi yaşandığını belirten Özdağ, paket düzenlemelerinin günü kurtarmaya yönelik olduğunu ve deprem sorumlularının affa

TBMM'de Yargı Paketi Endişeleri

Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifiyle ilgili ciddi endişelerini dile getirdi. Türkiye’de derin bir “adalete güven krizi” yaşandığını belirten Özdağ, “Adalet, iktidarın işine geldiğinde hatırladığı, işine gelmediğinde unuttuğu bir kavram olamaz.” dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “Devletin varlık sebebi en başta adaleti sağlamaktır” sözlerinin teorik olarak doğru olduğunu ancak uygulamada bunun tam tersinin yaşandığını söyleyen Özdağ, bakanlık verilerine göre yargıda 12 milyon 10 bin 82 derdest dosya bulunduğunu hatırlatarak, “Bu rakam birikmiş adalet borcunun somut ifadesidir.” dedi. TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre toplumun yüzde 46,4’ünün yasaların adil ve tarafsız uygulanmadığını düşündüğünü ifade eden Özdağ, “Vatandaşın yarıya yakını hukuk karşısında eşit olmadığını hissediyor; bu, teknik bir düzenleme ile aşılabilecek bir sorun değildir.” diye konuştu.

teknik yapı

Yargı Paketi: Günü Kurtarma Çabası mı?

11’inci Yargı Paketi’nin gerekçesinde “yargı bağımsızlığını güçlendirme, hukuki güvenliği artırma, yargılamaları hızlandırma” hedefleri yer alsa da içeriğin bu hedefleri karşılamaktan uzak olduğunu belirten Özdağ, teklifi “günü kurtarmaya dönük, baskıyı hafifletmeye yönelik, kısmi adımlar bütünü” olarak değerlendirdi. Özellikle kamuoyunda “Kovid-19 düzenlemesi” olarak bilinen ve cezaevlerinden erken ayrılmayı kolaylaştıran mekanizmanın kapsamının genişletilmesine dikkat çeken Özdağ, 31 Temmuz 2023 öncesinde suç işleyenlerin de kapsama alınmasıyla ilk etapta 55 bin, birkaç ay içinde 115 bin kişinin tahliye edileceğini hatırlattı. “Cezaevlerinde kapasite sorunu doğrudur; ancak bu doluluğu yaratan yapısal nedenlere dokunmadan yapılacak toplu tahliyeler adalet duygusunu daha da zedeler.” uyarısında bulundu.

Deprem Davaları ve Sorumluların Durumu

6 Şubat 2023 depremlerinde 53 bin 737 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin 213 kişinin yaralandığını hatırlatan Özdağ, depremzede ailelerinin, deprem dosyalarının kapsam dışı tutulması yönündeki çağrılarını aktardı. “Cezaevleri rahatlasın diye, bu felakette sorumluluğu bulunanların affa benzer düzenlemelerden yararlanması kabul edilemez.” dedi. “Yargı bağımsızlığı kâğıt üzerinde kaldı” tespiti yapan Özdağ, HSK’nın siyasal etkiden bağımsız olmadığını, AİHM ve AYM kararlarının fiilen yok sayılabildiğini, tutukluluğun istisna olmaktan çıkıp “peşin cezaya” dönüştüğünü vurguladı. İktidara göre farklı, muhalife göre farklı işleyen adalet anlayışının derin toplumsal yaralar açtığını belirtti.