EKONOMİ
Yayınlanma : 11 Mayıs 2026 09:41

Orta Doğu'daki gerilim piyasaları vurdu: Petrol fırladı, küresel 'risk iştahı' azaldı

Orta Doğu'daki gerilim piyasaları vurdu: Petrol fırladı, küresel 'risk iştahı' azaldı
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler küresel piyasaları sarstı; petrol fiyatları yükselirken, risk iştahı azaldı. ABD-İran arasındaki belirsizlik ve artan maliyet baskıları, piyasalarda dalgalanmaya neden oluyor.

Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik tansiyon, küresel piyasalarda haftaya karışık bir başlangıca neden oldu. Özellikle ABD ve İran arasındaki diplomatik sürecin belirsizliği, piyasalarda risk algısını canlı tutmaya devam ediyor. Taraflardan gelecek barış haberleri küresel risk iştahını artırabilecekken, çelişkili açıklamalar endişeleri körüklüyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'nin önerdiği taslağa verdiği yanıtın 'kabul edilemez' olduğunu belirtirken, İran basını yanıtın iletildiğini duyurdu. İsrail Başbakanı Netanyahu ise savaşın henüz bitmediğini ve İran'ın hala 'çıkarılması gereken' uranyuma sahip olduğunu iddia etti. Bu durum, hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'na ilişkin endişeleri de artırarak piyasalarda belirsizliği derinleştirdi.

sempati mobilya

PİYASALARDA YÜKSELEN PETROL VE AZALAN İSTEK

Haftanın ilk işlem gününde Orta Doğu'daki gerilim, hisse senedi piyasalarındaki son dönemdeki güçlü yükselişleri gölgeledi. ABD-İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiği algısı, risk algısını yükseltirken, petrol fiyatları da bu durumdan nasibini aldı. Brent petrolün varili yüzde 4,9 artışla 103,7 dolara kadar yükseldi. Yükselen petrol fiyatları, enflasyonist baskıların artacağına dair endişeleri de beraberinde getirerek ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde 3 baz puanlık bir artışa ve dolar endeksinde yüzde 0,2'lik bir yükselişe neden oldu. Yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi 98,1 seviyesine ulaştı. Altın fiyatlarındaki düşüşte ise artan jeopolitik gerginlikler, yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkili oldu. Altının onsu yüzde 1 azalışla 4 bin 675 dolardan işlem gördü.

EKONOMİK VERİLER VE FED'İN GÖZÜ

Küresel piyasalardaki bu dalgalanmaların yanı sıra, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönüne ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek, sadece faiz indirimlerinin düşünülmesinin anlaşılamadığını ifade etti. Fed'in Finansal İstikrar Raporu'nun mayıs sayısı da yayımlandı ve raporda jeopolitik riskler ile petrol şokunun en çok dile getirilen riskler arasında yer aldığı belirtildi. ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisi beklentilerin üzerinde 115 bin kişi artarak işgücü piyasasının dayanıklılığını koruduğunu gösterdi. Ancak bu durumun, Fed'in bekle-gör politikasında kalmasına ve enflasyon üzerindeki maliyet baskısının artmasıyla faiz artırımı ihtimalini gündeme getirmesine neden olabileceği düşünülüyor. Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin tüm zamanların en düşük seviyesine gerilemesi ise enflasyonun kişisel mali durumlar üzerindeki etkisine dair endişeleri artırdı. Bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verisi ve ABD Başkanı Trump'ın Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Çin'de enflasyonun hızlanması ve Üretici Fiyat Endeksi'ndeki (ÜFE) yükseliş, savaşın Çin ekonomisi üzerindeki maliyet temelli etkilerini gösteriyor.