• satrroıad dörüm
EKONOMİ
Yayınlanma : 14 Temmuz 2026 11:04

Ofisler artık ev oluyor: İmar yönetmeliği değişti, konut krizi çözülüyor mu?

Ofisler artık ev oluyor: İmar yönetmeliği değişti, konut krizi çözülüyor mu?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın imar yönetmeliği değişikliğiyle ofislerin konuta dönüşümünün önü açıldı. Boş ofis stoğu eritilirken, konut arzına katkı sağlanması hedefleniyor. Detaylar ve şartlar haberimizde.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yaptığı son imar yönetmeliği değişikliği, ofislerin konuta dönüştürülmesi önündeki bürokratik engelleri ortadan kaldırarak emlak piyasasında yeni bir dönemin kapısını araladı. Bu düzenleme, özellikle salgın sonrası artan boş ofis stoğu ve konut arzındaki yetersizlik sorunlarına neşter vurmayı hedefliyor.

OFİSLER KONUTA DÖNÜŞÜYOR, SÜREÇLER KOLAYLAŞIYOR

Yeni yönetmelikle birlikte asansör zorunluluğu, emsal hesapları ve yeniden ruhsatlandırma gibi kritik konularda önemli düzenlemeler yapıldı. Bağımsız bölüm oluşturmayan pergolalar, süs havuzları ve belirli ortak kullanım alanları emsal harici sayılırken, bu durum binaların daha ferah ve kullanışlı hale gelmesinin önünü açıyor. Ayrıca, ticari amaç gütmeyen çocuk oyun alanları, mescitler ve otoparklar gibi ortak kullanım alanları da emsal hesaplamasında standart bir yaklaşımla ele alınarak uygulama birliği sağlanıyor.

KONUT ARZINA DESTEK VE BELİRSİZLİKLERE SON

Gayrimenkul uzmanları, bu değişikliğin konuta erişimi kolaylaştırma yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Özellikle boş ofislerin belirli şartlar altında konuta dönüştürülmesine olanak tanıyan düzenleme, hem atıl duran gayrimenkullerin ekonomiye kazandırılmasını hem de konut arzının artırılmasını amaçlıyor. Yönetmelik, belediyeler arasındaki farklı uygulamaların önüne geçerek yapılaşma koşullarını netleştirirken, ruhsat süreçlerinde öngörülebilirlik sağlıyor. Ancak, dönüşümün gerçekleşebilmesi için imar planında konut+ofis fonksiyonunun bulunması ve binaların en fazla %60'ının konuta çevrilebilmesi gibi önemli şartlar da bulunuyor. Bu süreçte yönetim planı değişiklikleri ve malik onayları gibi hukuki prosedürlerin de göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.