Küresel internet trafiğinin yüzde 95’inden fazlası, okyanus tabanındaki toplam 1,4 milyon kilometrelik fiber optik kablolardan geçiyor. Uluslararası finans transferleri, askeri haberleşme, bulut sistemleri ve sivil internet bu hatları kullanıyor. NATO karargâhı ve Batılı istihbarat servislerinin son raporlarına göre, olası bir gerilimde ilk hedef füzeler değil, denizaltı kabloları olabilir.

GUGI’nin denizaltı kabiliyetleri
Raporlarda öne çıkan GUGI, Rusya Savunma Bakanlığı Genelkurmayı’na doğrudan bağlı Derin Deniz Araştırmaları Ana Müdürlüğü. Varlığı uzun süre gizli tutulan kurum, geleneksel denizaltı filolarından bağımsız faaliyet yürütüyor. Bünyesinde Yantar gibi özel donanımlı oşinografik araştırma gemileri ile Losharik ve dünyanın en büyük denizaltısı olarak anılan Belgorod nükleer denizaltıları bulunuyor. Bu araçlar, binlerce metre derinlikte çalışabilen otonom robotik kollara sahip. Kablolara dinleme sensörleri yerleştirebildikleri ve kriz sırasında kıtalararası fiber hatları fiziksel olarak kesebilecek askeri kapasite taşıdıkları belirtiliyor.

NATO’dan altyapı koordinasyon hücresi
Kuzey Denizi, Baltık ve Kuzey Atlantik’te kritik denizaltı hatlarının yakınında Rus araştırma gemilerinin hareket etmesi üzerine NATO harekete geçti. Brüksel’deki karargâhta denizaltı enerji ve veri hatlarının korunmasına yönelik Kritik Denizaltı Altyapı Koordinasyon Hücresi kuruldu. İngiltere ve müttefik istihbarat birimleri Rusya’nın faaliyetlerini “Gri Bölge Savaşı” doktrini kapsamında değerlendiriyor. Bu yaklaşımın amacı, sıcak çatışmaya girmeden Batı’nın finans, borsa ve dijital altyapısını deniz altından sabote ederek ülkeleri içeriden felç etmek. Uzmanlar, tek bir kablonun kopmasının interneti bütünüyle durdurmayacağını, trafiğin alternatif hatlara yönlendirilebileceğini belirtiyor. Asıl tehlikenin kritik boğaz hatlarına yönelik koordineli saldırılar olduğu ifade ediliyor.






