• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 26 Ekim 2026 22:50

Mikroplastikler suda reaktif kimyasallar oluşturabiliyor

Mikroplastikler suda reaktif kimyasallar oluşturabiliyor
Columbia Üniversitesi araştırması, mikroplastiklerin suyla temasında reaktif oksijen türleri oluşabildiğini ve bunların kan serumu ile hücre kültürlerinde de sürdüğünü bildirdi; kimyasallar oksidatif stresle ilişkilendiriliyor.

Columbia Üniversitesi araştırmacılarının Nature dergisinde yayımlanan çalışması, mikroplastiklerin suyla temas ettiğinde reaktif oksijen türleri (ROS) oluşturabildiğini ortaya koydu. Araştırmacılara göre bu kimyasallar protein, DNA, lipit ve RNA gibi biyolojik moleküllere zarar verebiliyor. Çalışmanın yazarlarından Columbia Üniversitesi Kimya Profesörü Wei Min, “Temelde proteinler, DNA, lipitler, RNA gibi akla gelebilecek tüm yakın biyolojik moleküllerle reaksiyona girip onlara zarar verebiliyorlar. Yüksek enerjiye sahip oldukları için örneğin DNA'ya çarparak mutasyonlara yol açabiliyorlar” dedi.

Vadi bodrum

Mikroplastiklerin sağlıkla ilişkisi

Önceki araştırmalar, bir atardamardaki yüksek mikroplastik miktarını kalp hastalığıyla ilişkilendirdi. Fare deneylerinde ise damar sertliği ve Alzheimer benzeri belirtiler görüldü. Ancak bu çalışmalar, mikroplastiklerin bu sonuçlara hangi mekanizmayla yol açtığını açıklayamamıştı. Yeni araştırma, plastiklerden açığa çıkan kimyasalların oksidatif strese neden olabileceğini öne sürüyor. Bu durum, serbest radikallerin vücudun doğal savunmasını aşmasıyla ortaya çıkıyor ve iltihaplanma gibi sorunlara zemin hazırlayabiliyor.

Su, serum ve hücrelerde test edildi

Deneylerde köpük bardak ve paket servis kaplarında kullanılan polistiren parçacıkları, reaktif oksijen türleriyle karşılaşınca bozunan metil oranj boyasıyla birlikte incelendi. On gün içinde yüksek enerjili kimyasallar boyayı parçaladı ve suyu neredeyse tamamen berraklaştırdı. Araştırmacılar kaplama malzemesi polietilen ile su şişelerinde kullanılan PET'i de test etti. Deneyler kan serumu ve hücre kültürlerinde tekrarlandığında reaktif oksijen türlerinin bu ortamlarda da varlığını sürdürdüğü belirlendi. Araştırmada yer almayan, Hawaii Üniversitesi Manoa Kampüsü'nde plastik bozunumu üzerine çalışan Astrid Delorme, “Burada, işlem görmemiş yeni plastiklerin dahi yalnızca su bağlamında kimyasal olarak reaktif olduğunu gösteriyorlar. Bu çok büyük bir bulgu” dedi. Araştırmacılar, küçük parçacıkların daha geniş yüzey alanının bu tepkimeyi kolaylaştırdığını belirtiyor. Min'e göre plastik bir kredi kartı mikroplastiklere ayrıldığında yüzey alanı bin kat artıyor. Vücudun reaktif oksijen türlerini etkisizleştiren savunmaları bulunsa da Min, plastiklerin uzun süre kalıcı olması nedeniyle kimyasalların birikmesinin kronik enflamasyonu tetikleyebileceğini söyledi: “Plastikler uzun süre varlığını korur. Bence herkes endişelenmeye başlayacak, çünkü bu durum muhtemelen kronik enflamasyonu tetikleyecektir.”