• satrroıad dörüm
EKONOMİ
Yayınlanma : 22 Temmuz 2026 17:51

Merkez Bankası faiz kararı öncesi MÜSİAD'dan dikkat çeken öngörü

Merkez Bankası faiz kararı öncesi MÜSİAD'dan dikkat çeken öngörü
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Merkez Bankası'nın faiz kararında değişiklik beklemediğini, ancak fonlama maliyetinde sınırlı bir düzenleme olabileceğini söyledi. Üretim kapasitesinin etkin kullanımı ve hedefli destekler vurgulandı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, ekonominin nabzını tutan bir yayında önemli açıklamalarda bulundu. Merkez Bankası'nın merakla beklenen faiz kararı, sanayinin üretim gücü, yatırımlara yönelik destekler ve küresel siyasi gelişmeler mercek altına alındı. Özdemir, mevcut ekonomik koşullar ışığında faizlerin yerinde kalmasının daha olası bir senaryo olduğunu belirtti.

FAİZ KARARI BEKLENTİLERİ VE FONLAMA MALİYETİ

Özdemir, Merkez Bankası'nın yarın açıklayacağı para politikası kararına dair öngörüsünü paylaşırken, politika faizinde bir değişiklik beklemediğini dile getirdi. Ancak, fonlama maliyetlerinde sınırlı bir ayarlama yapılabileceği ihtimali üzerinde durdu. Özellikle gecelik repo ihalelerinde yapılacak bir değişiklikle, fonlama maliyetinin yüzde 40'tan yüzde 37'ye çekilebileceği tahmininde bulundu. Orta Doğu'daki artan jeopolitik risklerin, faiz indirimine yönelik beklentileri zayıflattığını vurgulayan Özdemir, ağustos ayında Para Politikası Kurulu'nun toplantı takviminde yer almaması nedeniyle, bu konunun eylül ayına ertelenmesinin daha mantıklı olacağını ifade etti.

ÜRETİM KAPASİTESİ VE YATIRIM STRATEJİLERİ

Son altı aylık dönemde, bilgi ve iletişim sektörü hariç pek çok alanda bir daralma yaşandığını belirten Özdemir, mevcut üretim kapasitesinin daha verimli kullanılabilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini savundu. Üretim kapasitesinin talebin üzerinde olduğu sektörlerde yeni yatırımların sınırlandırılmasını öneren Özdemir, henüz kullanılmayan kapasitenin ise kamu desteğiyle tedarik zincirlerine entegre edilmesinin önemine dikkat çekti. Bazı sektörlerde yüzde 50'nin altında seyreden kapasite kullanım oranlarının, verimlilik açısından detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini kaydetti. İnşaat sektöründeki son üç çeyreklik büyüme eğiliminin zayıflamasına işaret eden Özdemir, bu yavaşlamanın sadece faiz indirimleriyle aşılamayacağını vurguladı. Üretim ve ihracata yönelik mevcut destek mekanizmalarının tüm sektörlere eşit oranda yansımadığını belirten Özdemir, özellikle teknolojik dönüşümü hedefleyen firmalara yönelik daha odaklı desteklerin fayda sağlayacağını düşündüğünü söyledi. Mevcut ekonomik durumda genel bir destek paketi beklemediğini de sözlerine ekledi. Faiz indiriminin tek başına bir çözüm olmadığına dikkat çeken Özdemir, düşük finansman maliyetinin plansız yatırımları tetiklemesi halinde yeni atıl kapasitelerin oluşabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, kredi maliyetlerini düşürmeye yönelik adımların, üretim planlamasıyla paralel değerlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde ekonomide farklı sorunların baş gösterebileceğini belirtti. ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik etkilerine de değinen Özdemir, bu durumun Rusya-Ukrayna Savaşı dönemine kıyasla daha sınırlı sonuçlar doğurduğunu gözlemlediklerini ifade etti. Enerji ithalatı verilerine bakıldığında, savaşın ilk döneminde yaklaşık 19 milyar dolar olan enerji ithalatının, mevcut süreçte 14 milyar dolara indiğini söyledi. Enerji kaynaklı dış ticaret açığının azaldığını ve cari açığın yönetilebilir bir seviyede olduğunu belirten Özdemir, jeopolitik krizin finansal etkisinin önceki döneme nazaran daha hafif kaldığını kaydetti.